Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Ana Sayfa Atatürkten Ermeni Sorunu Ermeni Tarihine Kısa Bir Bakış Osmanlı Devletinde Ermeniler 1 nci Dünya Savaşında Ermeniler Sorunun Ortaya Çıkışı
Komiteler İsyanlar ve İhanetler Kiliselerin İhaneti Tehcir olayı Soykırım Nedir ? Ermeni Terörizmi
Bugünkü Durum Arşiv ve Resimler Kronoloji Şehit Diplomatlarımız Kaynakça SONUÇ
 
  1920-21-24 TARİHLERİ ARASINDAKİ YAZIŞMALAR

Konya'da 12. Kolordu Kumandanı Fahrettin Efendiye

Ankara, 10 Ocak 1920

Adana Valisi Celal Bey'in, Sivas Kongresi'nin Adana hakkındaki kati kararını bilmediğinden.... Aşağıdaki talimatın emin vasıta ile adı geçene ulaştırılmasına...

"Kilikya havalisi işgali, Mütareke hükümlerine aykırı ve tamamen geçici bir mahiyettedir. Fransızlar, iktisadi menfaatlerini temin etmek şartıyla tahliye etmeye hazırdırlar. Ermenilere, Müslümanlar aleyhinde zulüm yaptırmayacaklarını ve kendileri tarafından da hükümet haklarına ve milli haysiyetimize tecavüz edilmeyeceğine söz vermişlerdir. Müdafaai Hukuk Cemiyeti teşkilatının alenen devam ve yayılmasına razı olmuşlardır.

Yalnız kendileri tarafından veya Ermeniler tarafından sebebiyet verilmedikçe silahlı tecavüzlerden vazgeçmemizi rica eylediklerinden, biz de silahlı tecavüzleri engellemeye çalışacağımızı vaat eyledik

...


Anadolu ve Rumeli Müdafaaı Hukuk Cemiyeti
Heyeti Temsiliyesi namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

- Atatürk'ün Bütün Eserleri (ATABE) c. 6, Kaynak Yayınları, 2001, s. 92.

 

Sivas'ta 3. Kolordu Kumandanı Selahattin Beyefendi'ye
Diyarbekir'de Cevdet Beyefendi'ye
Everek'te (Develi) Ahzı Asker Muamelat Müfettişi Kemal Bey'e

Ankara, 11 Ocak 1920

Adana Valisi Celal Bey'den gizli ve saklı olarak alınan yazıda, Maraş ve havalisindeki milli harekatın Adana havalisine de yayılması icap eylediği takdirde, Kilikya havalisindeki Ermenilere karşı, hiçbir tecavüzde bulunulmaması ve bilhassa kendilerinin Kuvayi Milliye'ce temin edilmesi elzem olup, aksi halde bizim ile işbirliğine eğilimli olan Ermenilerin, tamamıyla Fransız tarafını tutmalarına sebebiyet vereceği ve bu keyfiyetin son derece gizli tutulması bildirilmektedir.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s. 97

Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, Sayı 16, Ankara, Haziran 1956

 

Konya'da 12. Kolordu Kumandanı Fahrettin Beyefendi'ye

Ankara, 11 Ocak 1920

Gizli ve özel vasıta ile Adana Valisi Celal Beyefendi'ye aşağıdaki cevabın ulaştırılması istirham olunur.

Tecavüzlerde bulunulmaması hakkında icap edenlere gerekli talimat verildi. Milli teşkilatımızın Adana havalisinde yayılmasına ve genişlemesine ihtimam buyurmaları herkesçe bilinen hamiyetlerinden beklenir. Fransızlar, kendileri veya Ermeniler tarafından sebebiyet verilmedikçe tarafımızdan silahlı tecavüzlerde bulunulmamasını evvelce istida eylediklerinden, olur verilmiş ve o zaman lüzumlu talimat da verilmişti. Buna karşılık, geçici olarak işgalleri altında bulunan Kilikya havalisinde de milli teşkilatımızın serbestçe şekillenmesine ve genişlemesine engel olmayacakları kendi taraflarından taahhüt edilmiştir. Buna göre, Osmanlı memurlarının müdahale ve yardımı mümkündür.


Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti
Heyeti Temsiliyesi namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s. 371

Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, Sayı 16, Ankara, Haziran 1956

 

Harbiye Nazırı Cemal Paşa'ya

Ankara, 11 Ocak 1920

... Fransızların Maraş-Islahiye yolu üzerindeki Şerefoğlu, Gölpınar, Iloğlu, Ceceli Sarılar, Şekerobası köylerini topla bombardıman ederek yaktıkları, Iloğlu köyünü üç yüz mevcutlu bir müfreze ile basarak yağma ve fecayi bir kötülüğe başladıkları, Maraş'ta yerli Ermenilerden sekiz yüz mevcutlu bir kıtanın kışlada hazırlandığı, bütün Ermeni gençlerinin silahlandırılmaya başlandığı, dağınık Ermeni hanelerinin boşaltılarak tekmil Ermenilerin kilisede toplandığı, Çukuroba mahallesindeki Camiişerif içine bomba atmak üzere saklanmış olan üç Ermeni ele geçirildiği, bu esnada oradan geçen üç Fransız süvari neferinin ezanı Muhammedi okuyan müezzine iki el silah attığı, Bababurnu'nda, Fransızların sekiz yüz kadar kuvvetleriyle ahaliyi feci surette katletmekte oldukları bildirilmektedir. Ermenileri geri çekerek, Islamlar aleyhindeki zulme nihayet vereceklerini söyleyen Fransızların bu defa birlikte Islam halkı katliam eyledikleri son derece dikkate değerdir. Bu hal böyle devam eylediği takdirde Kuvayi Milliye'nin şiddetli ve kati müdahalesi zaruri olacak, genişlemesinden hasıl olacak mesuliyet tamamen Fransızlara ait kalacaktır. Hükümeti seniyenin de kati ve şiddetli bir şekilde vaki olan harekatı protesto eylemesi ve Urfa, Maraş, Ayıntap'ın tahliyesini talep eylemesi lazımdır.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s. 99

Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, Sayı 16

 

3. Kolordu Kumandanlığı'na

Ankara, 14 Ocak 1920

Bazı Fransız memurlarının aldatıcı olan tatlı sözlerine rağmen, bir hayli zamandan beri, Islahiye, Ayıntap, Maraş, Kilis ve Zeytun taraflarında devlet memurlarıyla Islam ahaliye ziyadesiyle zulüm yapmaya başlamış oldukları ve bu arada birçok Islamı şehit ettikleri, gelen raporlar muhteviyatından malumu alileri olmuştur. Bu hususta, kararlaştırılan plan muhteviyatının süratle tatbiki ile Islam ahalinin ümitsiz kalmamalarına gayret olunmasını vatani gayretlerinden bekleriz.
...


Heyeti Temsiliye
M. Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s. 112

Harp Tarihi Vesikaları Dergisi, Sayı 17, Ankara, Eylül 1956

 

15. Kolordu Kumandanı Kazım Karabekir'e

Ankara, 15 Ocak 1920

Istanbul'da Mütareke'den sonra 250 bin Rum ve Ermeni Amerika'dan gelmiş ve yerleşmiştir....


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.121

 

Kastamonu Valiliği'ne ve Mıntıka Kumandanlığı'na

21 Ocak 1920

Maraş mıntıkasında, ahaliye tecavüz ve Islam ahaliye zulümler yapan Fransız ordusundaki Ermenileri, Kuvayi Milliye'miz bozguna uğratarak Maraş'a ricata mecbur etmiş ve 2 katırla bir miktar silah cephane ele geçirmişlerdir. Düşmanın 80 ölü ve 30 yaralısı vardır. Antep'in 28 kilometre kuzeybatısındaki Araplar Köyü'ne gelen bir Fransız müfrezesi, Islam ahalinin evlerine girerek sandıkları kırmaya, eşyalar aramaya ve birtakım tecavüz ile, Kuvayi Milliye'mizle vaki olan çarpışma neticesinde, Fransızlar mağluben Islahiye istikametine ricata mecbur olmuşlardır.

... Fransızların son günlerde, Maraş mıntıkasında hassaten köylerimize tecavüz ve zulümleri tahammül edilmeyecek derecede artmaktadır.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.135

 

Tamim

24 Ocak 1920

1. Son alınan malumata göre düşmanın Adana'da 1170, Toprakkale-Islahiye şimendifer hattı üzerinde 270, Osmaniye-Adana üzerinde 200, Katma'da 300, Kilis'te 600, Antep'te 1200, Maraş'ta 1200 kadar Fransız sömürge ve Ermeni askeri olmak üzere işgal kuvvetleri bulunduğu anlaşılmıştır....

2. Fransızların tahammül edilemez tecavüzlerine Maraş ve Pazarcık ahalisinin mukavemet etmesi üzerine, 21 Ocak 1920'de şiddetli bir çarpışma başlamış ve hala devam etmekte bulunmuştur. Bu çarpışmada fevkalade fedakarlık gösteren vatandaşlarımız pek çok muvaffakiyetler kazanmışlardır. Fransız işgal bölgesinin öteki mahallerinde vatandaşlarımızın pek çok tecavüze uğradıkları anlaşılmaktadır.

...

4.... Maraş'ta başlamış olan çarpışmanın tamamıyla lehimize neticelenmesi fevkalade mühim olduğundan, şimdilik 3. Kolordu'nun, Maraş'a her hususta yardım etmesini rica ve öteki kolorduların da evvelce ayrılan bölgelerinde seri ve silahlı bir teşkilat vücuda getirilmesi için şimdiden oralardaki teşkilatın himayesi maksadıyla işgal bölgesine milli müfrezeler göndermelerini ve bu hususta son derece gayret gösterilmesi bilhassa rica olunur.


Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti
Heyeti Temsiliyesi namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.167, 168

 

Fransızların ve Ermenilerin Maraş'ta Yaptıkları Katliam Hakkında

25 Ocak 1920

Maraş'ta, Fransızlar, Ermeniler, Müslümanları katliam etmektedirler. Her yerde ahalinin derhal mitingler yaparak Istanbul'da Sadaret makamına ve temsilciliklere telgraflarla protesto etmeleri ve insanlık aleminden bu katliama nihayet verilmesini talep eylemeleri tamim olunur.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.179

 

Sivas Heyeti Merkeziyesi'ne

29 Ocak 1920

Maraş'ta, Fransız ve Ermeniler tarafından Müslümanların katliamı, insanlığı dehşete düşürecek şekilde devam ediyor. Her tarafta derhal mitingler yapılarak merkezi hükümet ve yabancı temsilcilerine, bu zulümlere bir nihayet verilmesi için müracaat olunması ve fiilen müdafaa ile meşgul olan felaketzede Maraşlı dindaşlarımızın, yapılan teşebbüslerden doğrudan doğruya haberdar edilmesi ehemmiyetle rica olunur.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.182

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, s. 174

 

Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi Riyaseti'ne

Sivas, 31 Ocak 1920

...

2. Bugünlerde Kilikya'da Fransızlarda telaş çoğaldığı ve çevrede ve merkezde Ermenileri silahlandırmakta oldukları ve her gün 8-10 Türkün Ermeniler tarafından kayıp edildiği.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.193

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, s. 177

 

Tamim

8 Şubat 1920

On yedi günden beri Maraş'ta cereyan eden feci ve kanlı vakalara nihayet verilmesi hakkında, medeniyet ve insanlık aleminin duyup öğrenmesi için yükseltilen feryat ve acının yankılanacak bir yer bulmadığı, hala bu vahşetin devamıyla sabit oluyor. Koca bir şehir ihtiyar, genç, kadın ve çocuklarıyla, Fransız ve Ermenilerin top, mitralyöz, bomba ateşleri altında yanmakta, binlerce dindaşımız bu vahşetin intikam feryadı olarak yerlere serilmektedir. Kuşatma ve sansür altında yükselen milletimizin feryadının, medeni milletler tarafından nihayet işitileceğini ümit etmekteyiz. Maraş'taki Fransız zulümleri hakkında, Müdafaai Hukuk Cemiyeti'nin bütün heyeti merkeziyeleri tarafından yeniden teşebbüslerde bulunularak, Milli Meclis reisleriyle, Dersaadet'teki Itilaf devletleri temsilcilerine ve Osmanlı matbuatına telgraflarla protesto edilerek bu zulümlere bir an evvel nihayet verilmesini ve zulümlere sahne olan Kilikya, Ayıntap, Maraş, Urfa'dan Fransız kuvvetlerinin derhal çektirilmesi hususunda, medeni milletlerin ve insanlığın dikkatinin çekilmesini, şu aralık müsait olan siyasi vaziyetten bu suretle istifade olunmasını tavsiye eyleriz.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.224

Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, sayı:87, ATASE yayını, Ankara-1989

 

Sivas Vilayeti'ne ve Sivas Heyeti Merkeziyesi'ne

10/11Şubat 1920

...

2. Maraş dahilinde çarpışmalar devam ediyor. Islahiye yönünden gelen 500 nefer ve iki sahra topundan ibaret Fransız imdat kuvvetleri 7.2.1920'de Maraş'a bir buçuk saat mesafede Kuvayi Milliye tarafından durdurulmuş ve çarpışma devam etmekte bulunmuştur.

3. Katma'dan Ayıntap'a gelen 60 arabalık bir düşman cephane kolu Ayıntap'a iki saat mesafede Kuvayi Milli tarafından durdurulmuştur.

4. Adana'da heyecan ve asabiyet ziyadeleşmiştir. Ermeniler, kilise ve mekteplerde sık sık toplanmaktadırlar. Inekler ve Bahçe Ermenileri, Güller ve Zencirli Islam köylerini yağmalamış ve ahalisini pek vahşiyane katliam etmişlerdir.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.231

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, s. 190-191

 

Bütün Müdafaai Hukuk Cemiyetlerine

Ankara, 12 Şubat 1920

Bir suretinin köylere kadar yayılmak üzere heyeti merkeziyelere verilmesi.

1. Maruz kaldıkları zulüm ve baskılara karşı kahramanane silaha sarılan Maraşlı kardaşlarımız, yirmi güne yakın bir zamandan beri kan ve ateşler içerisinde, istilacı Fransızlarla, onların silahlandırdığı ve musallat ettiği hunhar Ermenilerle uğraşmakta idiler. 10/11 gecesi, düşmanı Islahiye istikametinde bozguna uğratıp firara mecbur ederek, milli mevcudiyetlerini elde etmeye muvaffak olmuşlardır.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s. 247

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, s. 193

 

Maraş Müdafaai Hukuk Cemiyeti'ne
Maraş Belediye Riyaseti'ne
Maraş'ta Kuvayi Milliye Kumandanı Kılıç Ali Bey'e

12 Şubat 1920

Batı medeniyetinin öncüsü olduğunu iddia eden Fransızların zulüm ve baskılarına ve on asırdan beri milletimizin geçerli olan fiili hakimiyetinin ortadan kaldırılmasına ve imhasına karşı silah müdafaasını kullanmaya mecbur olup, yirmi güne yakın bir zaman zarfında Ermenilerle birleşen düşman kuvveti ile her türlü mahrumiyetler içinde çarpışan ve nihayet muvaffak olan kahraman Maraşlıları, bütün memleket namına tebrik ve tazize (şereflendirmeye) koşarız.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.252

 

Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi'ne

14 Şubat 1920

1. Ermeniler Kanunusani (Ocak) zarfında Islamlara karşı daha ziyade şiddet göstermeye ve hunharlığa başlamışlardır. Zengisur havalisinde, birçok Islam köylerini imha ve katliam ettikleri, fakat, Halil Paşa kumandasındaki Azerbaycan birliklerinin Zengisur'un imdadına gelerek, şehirde Ermenileri mahv ve o havaliyi işgal ettikleri ve Ermenilerin 400 ölü, bir batarya top ve iki makineli tüfek terkiyle firar ettikleri haber alındı.

2. Ermenilerin Kars, Gümrü vesaire mevkilerden topladıkları muhtelif sınıflardan meydana gelen kuvvetlerle Çıldır havalisindeki Islam ahalinin silahını toplamak vesilesiyle kötülük icrasına başlamışlarsa da, Islamların şiddetli mukavemetleri neticesinde muvaffakiyetle püskürtülmüşler ve Islamlar tamamen galip gelmişlerdir.

3. Ermeniler, Akbaba, Zarşat havalisinde de aynı şekilde hareket icraya teşebbüs etmişlerse de, uğradıkları son mağlubiyet üzerine devama cesaret edememişlerdir. Bu suretle Çıldır, Akbaba ve Zarşat Islam ahalisi içerisine, şimdiye kadar olduğu gibi, hiçbir Ermeni girememiş ve Ermeni hakimiyeti buralardan uzak kalmıştır.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s. 258

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, s. 200-201

 

Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi Riyaseti'ne

Sivas, 14 Şubat 1920

Maraş'taki kardeşlerimizin masum kanı, henüz feci bir şekilde akıtılmakta devam ederken, medeniyet maskesine gizlenen Fransızlar ve onların öncüsü olan Ermeniler, Urfa ve havalisinde Islam ahali hakkında zalimane katliamlara başlamışlardır.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.264

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, s. 200-201

 

Harbiye Nazırı Fevzi Paşa Hazretleri'ne

Ankara, 20 Şubat 1920

... Güney işgal bölgelerindeki Fransız kuvvetleri tarafından silahlandırılan Ermeniler, Fransız himayesinden cüret alarak bulundukları mahallerdeki Islamlara musallat olmakta ve intikam fikriyle her tarafta merhametsiz bir şekilde katl ve imha siyaseti yoluna girmektedirler. Maraş feci hadisesi bu sebepten ortaya çıkmış ve General Keret'in Fransız kuvvetleriyle birleşen Ermeniler top ve mitralyözlerle Maraş gibi eski bir Islam beldesini yerle bir etmişler ve binlerce aciz ve masum valide ve çocukları kahr ve imha eylemişlerdir. Tarihte emsali görülmemiş olan bu vahşetin faili Ermeniler olup, Müslümanlar ancak namus ve hayatlarını muhafaza kaydıyla mukavemet ve müdafaada bulunmuşlardır. Yirmi gün devam eden Maraş katliamında Müslümanlarla birlikte şehirde kalan Amerikalıların bu hadise hakkında Amiral Bristol'a çektikleri telgraf, facia sebeplerini, tekzip edilemez bir şekilde tayin etmektedir. General Keret'in geri çekilmesiyle neticelenen bu muharebelerden sonra Kuvayi Milliye'ye teslimiyet arz eden muharip Ermeni kuvvetlerine karşı hiçbir ceza tatbik etmeyip bilakis onları şefkatli sinesine ve himayesine alan milletimizin alineceplığını Maraş Ermenileri de minnet ve şükran ile teyit etmektedirler. Şu halde Ermenilerin intikam fikri ve tecavüzleri neticesi meydana gelmiş bazı vakalar var ise, bunların mesuliyeti milletimize değil bizzat Ermeni milletine ve onun tahrikçilerine ait olmak lazım gelir. Adana vilayeti dahilinde Müslümanların Fransızlar tarafından tepeden tırnağa kadar silahlandırılan Ermeni süngülerinin tehdidi altında her dakika katliama maruz bir vaziyette kalmaları asabiyetimizin derecesini izaha kafidir zannederiz.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.289, 290

 

Harbiye Nazırı Fevzi Paşa Hazretleri'ne

22 Şubat 1920

... Ingiliz siyasi temsilcisinin talep ettiği hususlar Ermeni kıtaliyle (kırımı, soykırımı) Yunanlılar da dahil olduğu halde Itilaf kuvvetlerine karşı tarafımızdan yapılan harekatın hemen tatilinden ibarettir. Hiçbir yerde Ermeni kıtali (kırımı) yapılmakta değildir. Maraş hadisesinden bahsedilmek murat ediliyorsa, orada Fransız askerleriyle beraber milletimize taarruz eden Ermeniler katledilmiş olmayıp, bilakis Fransız askeri kendilerini terk edip çekildikten sonra Islamlar tarafından himaye ve şefkate mazhar olmuşlardır....

Urfa'da dahi Fransızların mevcut bütün Ermenileri tüfek ve mitralyözlerle teçhiz ederek Islamlara karşı vaziyet aldırmasından doğan hadisenin bertaraf edilmesi, bizim değil Fransızların elindedir.

Hakikat olarak arz ederim ki; milletimiz sebepsiz hiçbir yerde hiçbir yabancı unsura mütecaviz değildir.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.291

 

Sivas'ta 3. Kolordu Kumandanlığı'na

2 Mart 1920

Kozan'da birçok Türklerin kiliseye doldurulduğunun tesbit edildiği, Feke ilçesinin 80 Ermeni tarafından sarıldığı bildiriliyor, ayrıca Saimbeyli'ye az zamanda takviye yetiştirilmediği takdirde Türklerin sonunun fena olacağı, bu sebeple genel tedbirlerin acele olarak alınması ve Saimbeyli civarında Ermeniler üstün olduğundan Aziziye'den (Pınarbaşı) süratle tertiplenecek bir milli müfrezenin bu bölgeye gönderilmesi ve buradaki kıtaların da milli kıyafetle olaylara iştirak ettirilmesi isteniyor ve Binbaşı Kenan Bey'in (Kozanoğlu Doğan Bey) derhal Develi'ye hareket ederek bu işleri düzenlemesi ve aynı zamanda bu hareketler sırasında yağma vesaire yapılmaması ve silahlı olmayan Ermenilere hiçbir sebeple taarruz edilmemesi....

Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s.348

Türk Istiklal Harbi Güney Cephesi, Gnkur. Basımevi, 1966, s.184

 

Komutanlara

Ankara, 2 Mart 1920

1. Feke, yerli Ulusal Kuvvetleri'nin özverili çalışmaları üzerine kuşatmadan kurtarılmıştır. Hacın (Saimbeyli) ve Sis (Kozan) ilçeleri ile Feke ilçesi Islam halkı Fransız askeri yönetimi ile bağlantısını kesmiştir.

2. Harekete her yandan 10 Mart'ta başlanmalıdır. Bu hareketten beklenilen amaç; Sis (Kozan) ve Hacın (Saimbeyli) gibi Ermenilerce saldırıya uğrayan dindaşlarımızı kurtarmak ve Pozantı-Islahiye demiryolunun kuzeyindeki başka bir bölge gibi saldırıya uğrayan Islam halkının örgütünü güçlendirmek, saldırıya geçmesini sağlamak olmalıdır. Saldırgan olmayan düşman kuvvetlerine kesinlikle saldırmamayı, hareketin yerel ve ulusal kuvvetlerle yapıldığını ve özellikle Ermenilerin Islamlara soykırım yaptıklarını dışa göstermek yararlıdır.

...

5. Hacın (Saimbeyli) çevresinde Ermenilerin çok güçlü olduğu anlaşıldığından, Üçüncü Kolordu'ca Hacın'a (Saimbeyli) gönderilmesi gereken müfrezelerin zamanında harekete geçirilmesini Üçüncü Kolordu'dan rica ederim.

6. Bu emir 20'nci Kolordu Komutanlığına, 11 nci Tümen Komutanlığına, Binbaşı Kemal Bey'e ve Üçüncü Kolordu Komutanlığına bildirilmiştir.


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c. II, s. 2, 3

Türk Istiklal Harbi Güney Cephesi, Gnkur. Basımevi, 1966, s.187

 

Sivas Müdafaai Hukuk Cemiyeti'ne

3 Mart 1920

Kilikya'da Ermeniler, Fransızlar tarafından silahlandırılmakta ve Islam ahaliye fiilen musallat edilmektedir. Kozan'da birçok Müslümanları kiliseye doldurdukları, akıbetlerinin meçhul bulunduğu ve birçok namusa tecavüz edildiği ve Feke kazasının Ermeniler tarafından kuşatıldığı, telgraf tellerinin kesildiği ve Islam ahalinin işgal bölgesi haricine koşarak imdat niyaz eyledikleri, akıbetlerinin vehametinden bütün Islam ahalinin galeyan ve heyecanda bulunduğu, mahallinden bildirilmiştir. Bunlar karşısında vukuu tabii olan nefsi müdafaadan dolayı ortaya çıkacak mesuliyetin nereye ait olduğu şimdiden anlaşılmak üzere, icap edenlerin vaziyet hakkında aydınlatılması rica olunur.

Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

ATABE, c.6, s. 350

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri, s. 237

 

Yeni Ermeni Kırımı'nın Yalanlanması
Istanbul'da Itilaf Temsilcilerine,
Amiral Sayın Bristol'e

Ankara, 7 Mart 1920

1. Mondros Ateşkesi'nin imzasından beri kesin barışın yapılmasını bekleyen ulusumuz, ülkenin elde kalan kısımlarından en önemli parçaların çeşitli bahanelerle Anlaşma devletleri tarafından işgalini görmekle acı duymaktadır. Bu durumun barış konferansının adil kararlarıyla değiştirilmesi, hukuki isteklerimiz içinde hakka uygun bir biçime dönüştürüleceğini ümit etmek isterken, barış kararlarımızın olanak ölçüsünde kötü esaslar içinde düzenlenmesi için Avrupa'da olumsuz akımlar doğurmayı çıkarları gereği görenler tarafından Anadolu'da yeniden 20,000 Ermenin öldürüldüğü hakkında çok iğrenç ve kesinlikle gerçek dışı haberler uyduruldu.

Bütün Anadolu'da Itilaf Devletlerine ve Amerika hükümetine mensup çeşitli kişiler ve haber alma kaynakları bulunduğu için sözü geçen haberlerin yabancı kaynaklarca inanılmaya değer görülmeyeceğini ummuş ve kesinlikle yapılmamış olan böyle uydurma bir kırımın yalanlanmasını bile gereksiz saymıştık.

Fakat bugün gerçek gidişata ait bilgi edinmiş olmaları gereken önemli yabancı şahısların da görüşme yerlerinde bu yalancı haberlere inandıklarını ve hatta aynı sebeple biran önce bir karara bağlanmasını ülkemiz için hayati bir mesele saydığımız barışımızın geri bırakılacağını büyük şaşkınlık ve üzüntüyle görüyor ve ileri sürülen üzücü olayların olmadığını kesinlikle bildirmeye süratle girişmiş bulunuyoruz.

2. Maraş, Urfa ve dolaylarındaki çarpışmalar sırasında Türklerden, Fransızlardan ve Fransız askeri arasında bulunan Ermenilerden ve Maraş merkez kasabası içinde yapılan çarpışmalar sırasında ise iki taraf silahlarının etkisiyle çeşitli unsurlara mensup halktan kayıplar verildiği herkesçe bilinmektedir.

Ancak bu, bir Ermeni Kırımı değil, Kilikya ve yöresine dışarıdan getirilen ve yerli halktan silahlandırılan Ermeni askerlerinin kesinlikle sabırla karşılanması imkansız bulunan saldırıları ve işgal kuvvetlerinin sebepsiz yere sürekli olarak işgal sahasını genişletmesi ve özellikle işgal kuvvetleri komutanlarının hırslı Ermeni askerinin Islam Halkı aleyhinde uyguladıkları saldırılar ve yolsuzluklara göz yummaları sonucunda yerli halkın coşması ve karşı koymasıyla meydana gelen çarpışmaların doğal bir sonucudur.

Şunu da eklemek gerektir ki, Kilikya ve dolaylarındaki işgal kuvvetlerine komuta eden kişiler Ermenileri silahlandırarak görevlendirmese ve korumasaydı ve yerli halkın unsurları hakkında adalet ve eşitliğe uygun bir yönetim uygulasaydı ve özellikle mütarekenin yapıldığı sırada Ingilizlerdeyken değiştirilerek işgal olunan toprakların sebepsiz ve sürekli olarak genişletilmesinden sakınılsaydı, taraflardan birçok insanların kaybını doğuran acınmaya değer çarpışmalar hiçbir zaman olmayacaktı.

3. Işte Anadolu'da Ermenilerin öldürüldüğüne dair uydurulan yalanların gerçek niteliği bundan meydana gelmiş olup öldürüldüklerinden sözedilen Maraş halkı adına Ermeni delegeleri ve ileri gelenleri tarafından Itilaf Devletleri yetkili delegelerine yapılan yazılı müracaatlar dahi bu gerçeği tümüyle doğrular.

Izmir'de yapıldığı gibi bir uydurma Ermeni kırımı meselesi ve tüm dünyayı aldatmak için yaratılan bu kin ve hırs ürünü propagandaların niteliği hakkında uygarlık ve insanlık dünyasının bir kere daha aydınlatılması ve bu suretle haksızlığa uğramış Türk ulusunun iğrenç ve alçakça bir suçlamadan arındırılması için Anlaşma Devletleriyle Amerika hükümetinin adalet severlik duygularına başvururuz.

Mustafa Kemal

Bilgi için Istanbul Merkez Kurulu ve Kolordulara yazılacak. Bu şifre sureti Istanbul'da gazetelere, Gazeteciler Cemiyetine, Hakimiyeti Milliyeye, il gazetelerine.


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk Haftası Armağanı, Gnkur. ATASE Başkanlığı, 1982, Belge 2

 

3, 12, 20, 13 ncü Kolordu Komutanlıklarına
Bilgi için 15 ve 14 ncü Kolordu Komutanlıklarına,
Refet Bey'e

9 Mart 1920

Fransız işgal bölgesinde oluşan duruma göre milli harekat ve kuruluşların aşağıdaki biçimde yönetilmesi uygun görülmektedir:

1. Bugün Kozan, Haçin (Saimbeyli), Feke gibi bölgelerde fiilen kendisini göstermiş olan Ermeni mezaliminin bir an önce söndürülmesi gereklidir. Yalnız şu aralık her türlü islam hareketlerini Ermeni kırımı biçiminde göstermek istenildiği anlaşıldığından harekatın her halde bu gibi yanlış söylentilere ve suçlamalara yer bırakmayacak şekilde idaresi,

2. Fransız birlikleriyle Ermeni çetelerinin taarruz ve tecavüzlerine uğramayan kısımlarda sebepsiz çarpışmalara yer verilmemesi ve yalnız bu tür yerlerde milli müfrezelerin varlığından yararlanılarak teşkilatın süratle oluşmasına çalışılması,

3. Önce Cerablus'a gelişi haber alınan Fransız kuvvetlerinden üç sınıftan oluşan bir müfrezenin Birecik'e gelerek şehri topa tuttuğu ve geçici hükümet kurarak oraya bir Fransız müfrezesi bıraktıktan sonra Urfa'ya doğru hareket ettiği anlaşılmıştır. Bu gibi durumlara uğrayacak olan yerlerde milli emellerin sonuna kadar savunulmasını sağlayacak etkili tedbirlerin alınması gereklidir.

4. Mersin Sancağında Emin Arslan Bey harekatının daha Doğuya doğru uzatılmasına şimdilik, gerek kalmadığından durdurulması. Ancak kuvvetlerin dağıtılmaması, bu kuvvetlere dayanarak işgal bölgesine doğru kuruluşların güçlendirilmesi ve Fransızların Batıya doğru genişlemelerine yer vermeyecek biçimde tertibat alınması uygun olur.

5. Işgal bölgesinin ayrım gözetmeksizin, bütün kısımlarında milli kuruluşların güçlendirilmesi ve gerekli görülen yerlerin, ilgi çekmeyecek biçimde korunması gerekir. Ve bugün işgal sahasının yeni saldırılara karşı güçlü bulunduğu duygusunun verilmesi pek önemlidir.

6. 3, 12, 20 nci Kolordulara ve bilgi için 14 ve 15 nci Kolordularla Refet Bey'e yazılmıştır.

Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler, T.C. Kültür Bakanlığı, Ankara-1981, s. 134-135

 

Ermeni Zulmü Üzerine Devletlere Gönderilen Protesto Telgrafı

22 Mart 1920

Tohumluk istemek, vergi koymak, silah toplamak gibi bahanelerle öteden beri Ermeni zulüm ve işkencesine maruz kalan Şark hududumuz haricindeki ahalii Islamiye son Şubat ayı zarfında Ermeni tümen kumandanları tarafından sevk ve idare edilen sunufu muhtelifeden mürekkep müteaddit müfrezelerin taarruzları karşısında bir çok kurban vermiş ve Kars vilayetine tabi Çıldır, Zarşad, Şuragel, Akbaba kazalarında isimleri belli kırk Islam köyü kamilen tahrip ve imha olunmuştur. Bu köylerin biçare halkından iki binden ziyade Islam müfusu pek feci bir surette katl olunmuştur. Ve katliama uğrayan Islamların eşyası Kars pazarlarında alenen satılmıştır.

Hemen her gün kemali teessürle haber almakta olduğumuz Ermeni zulüm ve katliamına yeni bir ilave olmak üzere Orduabad, Ahur, Civa, Ciyusi, Vedi mıntakalarındaki ahalii islamiyeye karşı Ermeniler 19 Marttan itibaren taarruza başlamışlardır.

Ayrıca Oltu havalisine karşı da yeni bir taarruza hazırlandıkları inanılır şekilde haber alınmıştır. Bu harekatı kemali şiddetle protesto ettiğimizin ve bu tecavüzlerin önü alınmazsa cihanın pek büyük facianın oluşumuna şahid olacağının mensup olduğunuz hükümete sür'atle ulaştırılmasını rica eder ve saygılar sunarız..


Anadolu ve Rumeli Müdafaaı Hukuk Cemiyeti
Heyeti Temsiliyesi namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri; Der. Nimet Arsan, Türk Inkılap Tarihi Enstitüsü Yayını, 1961, s. 268, 269.

 

Haber Alma Raporu

27 Mart 1920

Lord Curzon'un Ermeniler hakkındaki beyanatı...

Sivas Vilayetine ve Heyeti Merkeziyeye gönderilen telgraf.

...

13 Mart tarihli Temsp gazetesinde Lord Curzon Avam Kamarasında irad ettiği nutukta Ermenilere dair demiştir ki: Bana öyle geliyor ki siz Ermenileri sekiz yaşında pek temiz ve masum bir kız gibi zannediyorsunuz. Bunda pek yanılıyorsunuz. Zira Ermeniler bilhassa son harekatı vahşiyaneleri ile ne derecelere kadar hunhar bir millet olduklarını bizzat kendileri ispat eylemişlerdir.

...


Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 274, 275

 

Refet Beyefendi'ye

Ankara, 31 Mart 1920


Aşağıdaki bildirinin Italyan Ajansı aracılığı ile yayımlanmasına aracılık buyrulması rica olunur.

Adana'nın genel durumu günden güne kötüleşiyor. Fransızlar Maraş ve Urfa'da yaptıklarını Adana'da da yaparak Ermenileri silahlandırıyorlar. Bunlar Islam halkına saldırıyor. Kozan çevresinde Islam halkından toplanan silahlar ve hayvanlar saldırgan Ermenilere veriliyor. Kozan çevresindeki Hamam, Kurtoğlu Çiftliği, Çolak Hasan, Yassıçalı, Mehmet Ağa ve Kabasakal köyleri Ermeni jandarma ve gönüllülerince bütün olarak yakılmıştır. Bu köylerden kaçarak kurtulabilen halktan 750 kişi Ceyhan ve 1500 kişi Karsantı dolaylarına göçmüşlerdir. Buçak yakınlarında birkaç köyün daha yakıldığı da haber alınmıştır.

Yaşları elverişli olan Ermenilerin silahlandırılmasına karşın, bir tek Islam jandarma bile yapılmıyor. Özellikle Kozan çevresinde bulunan Fransız Binbaşısı Tayarda'nın (Taillardat) yaptırdığı ve yapılmasına göz yumduğu acıklı olayların anlatılması olanaksızdır. Adana'daki Türk memurları bu kötü durumlar içinde görevlerini sürdürmeye olanak görmediklerinden bölük pörçük görevlerinden çekiliyorlar. Istanbul işgal altında bulunduğundan yeni memur atanamayacak, atansa bile görevlerini yapmaya olanak bulamayacaklardır. Bunun sonunda, Kilikya Işgal Kuvvetleri, gerçekte baskıları ve etkileri altında Osmanlı memurlarının yokluğundan yararlanmak fırsatını kaçırmayacaklardır.

Kilikya'da ve çevresindeki işgal bölgelerinde Fransızların yarattığı durum, Türkler ve Ermeniler arasında karşılıklı olarak bir öç alma duygusunu beslemek ve bunun sonucunda da, işgalin kaldırılması ile birlikte yerli halkın birbirlerini boğazlayacaklarını dünyaya yayarak amaçlarına varmaktır.


Heyeti Temsiliye adına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c. II, s. 80

 

Kolordulara
56 ve 61 nci Tümen Komutanlıklarına
Albay Refet'e

13 Nisan 1920

Gerek Askeri Birlikler ve gerekse milli kuvvetler tarafından esir edilen düşman askerinin hayatlarının korunmasına olağanüstü özen gösterilmesi istenir.

Milletimizin fertlerine en ağır saldırılarda buluna katiller bile esir edildiği zaman öc alma duygusuna kapılmayarak hayatlarının korunmasını nasıl olursa olsun sağlamalarını bütün amirlerden diler; esirlerin hastalık sebebiyle bile olsun elimizde ölmeleri dini ve milli ahlakımıza uygun düşmedikten başka vatani çıkarlarımızı da gerçek biçimde yaralar.

Bütün birliklere ve Kuvayı Milliye teşkilatına bu öğütlerimizin hakkıyla bildirilmesini rica ederiz.


Heyeti Temsiliye adına
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk Özel Arşivinden Seçmeler, T.C. Kültür Bakanlığı, Ankara-1981, s. 125

 

24 Nisan 1920 Meclis Gizli Oturum Konuşması

...

Ermenilere gelince: Ermeniler bütün dünyanın fevkalade desteğini almış bir vaziyette bulunuyorlar. Siyasi emellerinin tecellisi için nasıl çalıştıkları malumdur. Fakat bugünkü vaziyetler, bizimle temaslarına yönelik arzedebileceğim noktalar şunlardır:

Ermeniler, Erivan Ermeni Hükümeti mıntıkası dahilinde ahali-i Islamiyeyi imha etmekle meşguldür. Biz; Ingilizleri, Amerikalıları aleyhimizde tahrik etmemek ve her nasılsa Harb-i Umumi'de yapılmış olan vakanın tekrar ve devamına dair hiçbir zan ve şüphe vermemek için bir mıntaka-i malume dahilinde bulunan ahali-i Islamiyenin hududumuzu geçmek suretiyle alenen yardımlarına dahi seğirtmekte tereddüt ettik. Fakat oradaki ahali-i Islamiye her taraftan hamisiz kalınca bittabi kendi hayat ve namuslarını yine kendiliklerinden muhafaza ve müdafaada tereddüt etmediler.

Bu cihetle bidayetten bugüne kadar Erivan Hükümeti mıntakası dahilinde muharebe ve çatışma devam edegelmektedir. Ve bütün çatışmalar neticesinde bittabi dindaşlarımız fevkalada mutazarrır olmakla beraber namus ve haysiyetlerini de muhafaza etmekten geri durmuyorlar.

...

... Fransızlarla da temaslar olmuştur. Bilhassa, Suriye'de fevkalade mümessil bulunan Picot namında bir zat Sivas'a kadar geldi.... Bu zatla görüştüğümüz esas noktalar hatırımda kaldığına göre şunlardı:

... Açık söylediği şey, Suriye'yi müstemleke yapmak için istemiyorlardı ve fakat Kilikya da dahil olmak üzere (...) ve bizim mevcudiyetimiz, umumi olan mevcudiyetimizin kurtarılması için Kilikya meselesi için anlaşmaktan ibaretti. Bu imkan derecesini de şu tarzda tespit etti: En nihayet Kilikya'yı tahliye edeceğini, yalnız, orada bize iktisadi (sahada) emniyet bahşolacak bir vaziyet kabul edersiniz.

Biz kendisiyle görüştüğümüz zaman bizim için bir Kilikya, bir de Türkiye meselesi gibi iki mesele yoktur. Bir mesele vardır. O da Türkiye meselesidir. Binaenaleyh, bizim halline çalıştığımız mesele budur. Bütün vatanımızın tamamiyeti ve bu vatanda yaşayan milletimizin istiklalidir. Bu nokta-i nazardan anlaşmak lazım gelir. Fransızlar için yalnız Kilikya meselesi vardır. Bunun halli esnasında sizin için birinci olan meselede bazı hususatı görüşebiliriz.

Ve binnetice Kilikya dahi arzettiğim şekilde ve heyet-i umumiye de her suretle bize yardım vadetmişti. Yalnız, bütün bu vaatlerini tatbik ettirebilmek için ancak Paris'e muvasalatında çalışmaya mecbur olduğunu ve sulh akdedilinceye kadar Kilikya dahilinde hiçbir hareket-i milliye olmamasını rica etti.

Biz de netice itibariyle dedik ki:

"Şimdi Fransız taht-ı işgalinde bulunan bölgede bizim tarafımızdan kuvvet sevkiyle hiçbir harekette bulunmayacağız. Ancak, sizin taht-ı işgalinizde bulunan ve asayişinden, emniyetinden sizin mesul olduğunuz bölge vardır ki, Kilikya, Maraş, Urfa hepsi dahil ve Fransızlar tarafından silahlandırılan Ermenilerin ahali-i Islamiyeye tecavüz etmesi, onları katletmesi neticesi olarak vuku bulacak mukabelelerden, mukavemetlerden de hiçbir mesuliyet kabul etmeyiz. Ve bu gibi olayların önüne geçebilmek için siz derhal (icap eden tedbirleri almalısınız)."

O zaman, malumaliniz, valimizi koğmuşlardı.

"Siz valimizi iade edeceksiniz. Diğer Devlet-i Osmaniye memurlarını yerinde bırakacak ve ahali-i Islamiyeye tasallut eden Ermenileri oradan uzaklaştıracak ve bilhassa bundan sonra silahlandırmıyacaksınız."

Ve bunlara kati olarak söz verdi. Ve hatta Sivas'ta icap edenlere tebligatta bulundu. Filhakika valimiz oraya gitti. Vaziyet hüsn-i hale girer gibi oldu.

Bir Fransız diplomatı (Picot) oraya gitti. Bunu bizimle görüştü. Fakat buradaki kuvvetlere (kumanda eden) Fransızlar da başka adamlardır. Bunlar, bilhassa Kilikya dahilinde bulunan bir miralay vardı ki o da Reymon. Bu, Islam düşmanı ve Ermeni hamisi bir adamdır. Tazyikten bir an bile kaçınmadı. Ve bunun neticesi olarak Maraş'ta ahali-i Islamiyeye Maraş'ta tecavüzatta (bulundular), (onları) tevkif ettiler. Ve ahali-i Islamiye kendilerini muhafaza etti. Neticesi itibariyle olay büyüdü. çatışma oldu. Ve oradan Fransızlar çekildi. Bittabi bu çatışma esnasında Fransız kisvesi altında ahali-i Islamiyeye tecavüz eden (Ermeniler), kendi nefsi hayatını muhafaza eden ahali-i Islamiye de, ateş esnasında öldüler.

(Bu hadiseyi) bütün Avrupa'da, bütün Amerika'da dalgalandırdılar. Halbuki milletimiz tarafından tecavüz vaki olmuş değildir. Vuku bulan tecavüze mukabele edilmiştir. Hatta, Fransızlar çekildikten sonra daha ileriye gitmekten de sarf-ı nazar eyledik. O kadarla yetinildi.

Urfa'da da aynı vaziyet olmuştur. Yine Fransızlar tarafından, daha doğrusu Fransızların teşvik ve himayesiyle Ermeniler, ahali-i Islamiyeye tecavüz eden Ermenilerin sebebiyet vermesi yüzünden yine muharebe ve çatışma olmuş, binnetice Fransızlar orasını da tahliye etmeye mecbur edilmiştir.

...


--------------------------------------------------------------------------------

TBMM Gizli Celse Zabıtları, C.I, Iş Bankası Yayını, 1985, s. 4-6.)

Borak, Şadi; Atatürk Gizli Oturumlardaki Konuşmalar, Kaynak Yayınları, 1997, s. 15, 16

Metel, Raşit; TBMM Gizli Oturumlarından Sorunlar ve Görüşler (23 Nisan 1920-29 Ekim 1923) Mustafa Kemal Atatürk, Belge Yayınları 1990, s. 21, 22.

 

24 Nisan 1920 Meclis Konuşması

...

(Sadrazam Damat Ferit Paşa'ya)
Verdiğim cevapta şu maddeler vardı:

1. Dün sizlerden aldığım telgrafta Paris Konferansı kararlarına boyun eğmekten başka yapılacak bir şey görülemediği söylenmektedir. Bu kararlar nelerdir? Ajansların en son duyurusu milli bağımsızlığımızı ve geleceğimizi pek ümitsiz bir durumda gösteriyor. Mesela Paris Konferansı Batı Trakya, Pontus, Izmir, Kilikya konularını devletin aleyhine olarak belirlemiş ve doğu illerinde Ermenistan egemenliğini kabul ederek onaylamış ise bu kararlara boyun eğmek için yetki ve sorumluluk alan ve değerlendirenler kimlerdir? Sadrazam Paşa hazretleri vatan ve milletin gelecek haklarını yok eden bu feci durumları ortadan kaldırmak ve değiştirmek için ne gibi olumlu maddi güvence ve ümitle dönüyorlar?

...

Ferit Paşa'ya en son verdiğim cevap şudur:
Harbiye Nazırı Ferit Paşa Hazretlerine
Erzurum, 6 Temmuz 1919

Ermenistan'a bağlanmalarına söz verilmiş olduğunu öğrenmekle heyecana gelen ve coşan doğu illeri halkının arasından ayrılıp Istanbul'a gelmem konusundaki önerinizi yerine getirmek konusunda kişisel irademi kullanmaya manen ve maddeten imkan bulamıyorum. Durumun değerlendirilmesini, bilinen mertliğiniz ve samimiyetinize güvenerek arz ederim, efendim.


Üçüncü Ordu Müfettişi ve
Padişahın Fahri Yaveri
M. Kemal

...

... Başkent ile Anadolu'yu birbirinden ayırmaya kurulumuz ve temsilcisi bulunduğumuz millet bireyleri sebep olmamışlardır. Tam tersine, düşünülen hükümetin Paris barış konferansında doğu illerimizi, tamamen geniş bir özerkliği olan Ermenistan olarak kabul edişi, Toroslar sınır gösterilerek iki üç ilimizin tümünün Osmanlı sınırı dışında bırakılması ve başkent ile illerimizin bazılarında ateşkes antlaşması hükümlerine aykırı birçok işgaller ve devlet ve milletin bağımsızlık gururunun kırılmasına seyirci kalınması, başkent ile Anadolu'nun birbirinden ayrı düşünmelerine neden olmuştur.

...

Rum ve Ermenilerle Ingilizler başta olmak üzere Itilaf devletlerinin ve bunların suçlarına alet olan düşük Ferit Paşa kabinesinin, milli birliğe ve vatan mutluluğuna yönelik her çeşit girişimi ve meşru milli faaliyeti genel olarak ittihatçılıkla suçlamayı bir meslek edinmiş oldukları hepimizce bilinmektedir.

...

... Itilaf devletlerinin bizim savaşa katılmamızdan (Birinci Dünya Savaşı) dört ay önce her yönüyle Osmanlı hükümetinin zararına bir Ermenistan Cumhuriyeti kurulmasına karar verdiklerini ilan etmiş olmaları ve hatta Bolşeviklerin yayımladığı gizli antlaşmadan da anlaşıldığına göre, Istanbul'un Çarlık Rusyasına vadedilmiş olması, savaşa Itilaf devletlerine karşı girmemizin zorunlu olduğunu gösteren açık delillerdir.

...

... Saltanat başkenti ve hilafetimiz kuşatma altında olup bağımsızlığımız burada manen ve fiilen yürürlükte değildir. Buna, bir de Rum ve Ermenilerin hükümeti tanımamalarını ve Itilaf devletlerine dayanarak bir çeşit ayaklanma durumunda bulunmalarını eklersek, başkentimizin içinde bulunduğu üzücü ve korkunç durumu tam anlamı ile açıklamış oluruz.

...

...Ingilizler görünüşte tatlı, kamu oyunun gönlünü alacak bir genelge sundular. Ingiliz siyasi temsilcisi, Ingiliz Dışişleri Bakanlığı adına hükümetimize bir nota verdi. Notada şöyle deniliyor: Önce, Itilaf devletlerine karşı başlatılmış olan ve Yunanlıları da içeren eylemleri durdurunuz. Ikinci olarak, Türkiye'de Ermenilere karşı yapılan soykırımdan vazgeçiniz. Işte bu iki önerimizi yerine getirmeniz durumunda Istanbul size bırakılacaktır. ...

Efendiler, bu, tabii ki çok haince ve samimiyetten uzak bir istek idi. Çünkü her iki öneride de, gerçekte yeri olmayan konular üzerinde duruluyordu. Birincisi, Yunanlıların da içinde bulunduğu Itilaf hükümetlerine karşı eylemde bulunmamak, saldırıya geçmemek önerisi. Zaten böyle bir şey olmadı. Gerçi Yunan cephesinde, Izmir cephesinde, silah ve mevzilenmiş bir takım kuvvetler, milli kuvvetler vardı, fakat bu, Devlet kuvveti, hükümet kuvveti, ordu kuvveti değildi. Bu, Yunanlıların, ateşkes hükümlerine uymayan davranışları ve insanlığa karşı dünyada eşine rastlanmayacak biçimde zulmederek, facialar yaratmalarına karşın devletin koruyuculuğundan yoksun olan milletimizin kendi namusunu, onurunu korumak ve kollamak için silaha sarılmak zorunluluğundan kaynaklanıyordu. (...) Ikinci istek ise, ülke içinde soykırım yapılmaması ile ilgiliydi. Ermenilere karşı böyle bir tutum yoktu ve olay doğru değildi. Ülkemiz gerçeklerini hepimiz biliyoruz. Hangi yörede Ermenilere karşı soykırım yapılmıştır veya yapılmaktadır? (...) Bu gün ülkemizde faciaların yaşandığı savunularak, bundan vazgeçmemiz isteniyordu...

...

... Düşmanların bütün çalışması, barış esaslarının kararlaştırılacağı şu sıralarda memleketimizi dışarıda ve içeride güçsüz bir durumda bırakarak istedikleri her şeyi kabul ettirmeyi amaçlıyordu.

...Anadolu'nun çeşitli yerlerinde inceleme ve araştırma yapmak için geziler yapan bütün Amerikalı ve Avrupalı kişiler ve heyetler daima lehimize düşüncelerle dolu olarak ülkelerine dönmüşlerdir. Bu kişiler ve kurullar Avrupa ve Amerika kamu oyunda çeşitli araçlarla ülkemiz aleyhine yapılan kışkırtıcı propagandalara karşı üstünlük sağlamışlarsa da, barış için kesin kararların belirlenmesini üstlenen barış konferansı çerçevesi içinde çok az etkinlik taşıyan, gerekli önemi vurgulayamayan bir durum yaratmışlardır. Işte böylece, geleceğe yönelik çıkarlarını, çeşitli baskılarla bütün dış ülkeleri aleyhimize çevirmekte gören bazı kuruluş ve unsurlar ise, tarafımıza yöneltilen bu akımı temelinden yıkmak ve bütün dış ülkelerin milletimiz lehine, düşüncelerinde değişiklikler olmasına fırsat vermemek için, tümüyle yalan olan en son Ermeni soykırımı uydurmasını düzenlediler ve açıkladılar. Aslında pek az ve basit yalanlama araçlarımız olan gazetelerimize de, son derecede etkin bir sansür uygulayarak hiçbir araçla medeni dünyaya karşı haklarımızı korumamıza imkan tanımadılar. Böylece, insanlık hukukunun kutsal kuralı olan "kendi kendini koruma" hakkından da milletimizi tümüyle yoksun bırakarak, kamu oyunu ve dünya milletlerinin fikirlerini harap durumdaki ülkemiz ve ezilmiş milletimizi birçok suçlamalarla lekeleyerek büyük çapta etkilediler.

...

Ingilizler, bir yandan dış durumumuzu yeni toplu öldürme iftiraları ile sarsarak, diğer yandan da kabineyi, Meclisi Mebusanımızın çalışmalarına engel olmak konusunda kışkırtarak, içişlerimizde çok tehlikeli bunalımlar yaratacak biçimde çalışarak, tasarladıkları Istanbul işgalini kolaylıkla uygulayabilecek bir ortam hazırlıyorlardı. ...

...

Anadolu'da yerleşmiş Ermenilerin ve Rumların hükümet emirlerine ve milli amaçlara karşı gelmedikçe her türlü saldırıdan korunmaları ve tam anlamı ile mutlu ve rahat bir hayat yaşamaları öteden beri kabul edilmiş bir ana konu idi. Kilikya ve dolaylarında ve doğu hududumuz dışındaki resmi ve resmi olmayan Ermeni kuvvetlerinin dindaş ve ırkdaşlarımıza karşı yapılan cinayete varan saldırıları karşısında bile, ülkemizde yaşayan Ermenilerin her türlü taarruzdan korunmasını sağlamayı pek önemli bir medeni görev kabul ettik ve Anadolu'nun dış dünya ile ilişkisinin kesik olduğu bu günlerde yüce vatan çıkarlarını amaçlayan önlemler içinde Ermeni halkının esenliğinin korunması gerekliliğini bütün makamlara bildirdik.

Işte, Istanbul'un yabancı kuvvetlerce işgalinden bu güne kadar geçen acı günlerinde hiçbir dış ülkenin fiili korumasına erişemeyen Anadolu Ermenilerinden hiçbir kişinin, en küçük bir anlamda bile, saldırıya uğramamış olması, bize her nedenle cinayet yükleyen ve medeni duyarlılığı kendi tekelinde sanan entrikacı Avrupalıların yüzlerini kızartacak ve milletimizin yaradılışından sahibi bulunduğu insanlık törelerinin yücelik derecesini ispat edecek çok önemli bir konudur.

...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün TBMM'ni Açış Konuşmaları, TBMM Yayını, Ankara-1987, s. 3-50.

ASD, c. I, s. 12-60.

 

Türkiye'nin Sovyet Rusya Ile Beraber Emperyalist Hükümetlere Karşı Savaş ve Yardım Teklifi

26 Nisan 1920

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Moskova Hükümetine birinci Teklifnamesidir.

1- Emperyalist Hükümetler aleyhine harekatı ve bunların tahakküm ve esareti altında bulunan mazlum insanların kurtarılması gayesini hedefleyen bolşevik Ruslarla ortak mesai ve harekatı kabul ediyoruz.

2- Bolşevik kuvvetleri Gürcistan üzerine harekatı askeriye yapar veyahut takip edeceği siyaset ve göstereceği tesir ve nufuzla Gürcistan'nın da Bolşevik ittifakına dahil olmasını ve içlerindeki Ingiliz kuvvetlerini çıkarmak üzere bunlar aleyhine harekata başlamasını temin ederse Türkiye Hükümeti de Emperyalist Ermeni hükümeti üzerine harekatı askeriye icrasını... taahüt eyler.

3- Evvela milli topraklarımızı işgal altında bulunduran Emperyalist kuvvetleri kovmak ve gelecekte emperyalizm aleyhine vuku bulacak müşterek mücadelemiz için kuvayı dahiliyemizi güçlendirmek üzere şimdilik ilk taksit olarak beş milyon altının ve kararlaştırılacak miktarda cephane vesair vesaiti fenniyei ve malzemei sıhhiyenin ve yalnız şarkta icrayı harekat edecek kuvvetler için erzakın, Rus Sovyet Cumhuriyetince temini rica olunur. Ihtıramatı faike ve hissiyatı samimanemizin kabulünü rica eyleriz.


Büyük Millet Meclisi Reisi
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

15. Kolordu Komutanlığına - Erzurum

 

26 Nisan 1920

1. Emperyalist Hükümetler aleyhine harekatı ve bunların tahakküm ve esareti altında bulunan mazlum insanların kurtarılması gayesini güden Bolşevik Rusya ile iş ve harekat birliğini kabul ediyoruz.

2. Bolşevik kuvvetleri, Gürcistan üzerine askeri harekat yapar veyahut yürüteceği siyaset ve göstereceği tesir ve nüfuzla Gürcistan'ın Bolşevik ittifakına girmesini ve Ingiliz kuvvetlerini çıkarmak üzere bunlar aleyhine harekata başlamasını sağlarsa, Türkiye Hükümeti de Emperyalist Ermeni Hükümeti'ne karşı askeri harekat yapmayı... taahhüt eder.

3. Ilk önce Milli Topraklarımızı işgal altında bulunduran Emperyalist kuvvetleri atmak ve ilerde Emperyalizm aleyhine beraberce yapacağımız mücadele için kuvvetlerimizi geliştirmek üzere, şimdilik ilk taksit olarak 5.000.000 altın (Ruble) ve karar verilecek miktarda cephane ve sair teknik harb araçlarının ve sıhhi malzemenin ve yalnız doğuda harekat yapacak kuvvetler için erzakın Rus Sovyet Hükümeti'nce sağlanması lazımdır. Mali sıkıntımızı biliyorsunuz....

Gönderilecek heyet, Azerbaycan Hükümeti'yle gereken teşebbüslerde bulunarak çok önemli olan paranın hatta borç almanın sağlanmasına çalışılması uygundur.


Büyük Millet Meclisi Reisi
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Türk Istiklal Harbi, III. Cilt Doğu Cephesi, Gnkur. Basımevi, 1965, s. 80

 

01 Mayıs 1920 Meclis Gizli Oturum Konuşması

...

Müsaade buyurursanız biraz da Kilikya Cephesinden bahsedeyim: Buradan bahsederken Elviye-i Selase diyebileceğimiz Antep, Maraş, Urfa'yı nazardan geçirebiliriz.

Efendiler!

Her yerde olduğu gibi buraya da Mütarekename ahkamı hilafına Itilaf Kuvvetleri girdiler ve bilahare aralarında bir itilaf yapıldı ve Ingilizler çekildi. Antep, Maraş, Urfa'yı bütün Suriye ile beraber Fransızlara bıraktılar ve Fransızlar burayı işgal ettiler. Bu tecavüze karşı merkez-i hükümet hiç tedbir almadı, hatta protesto bile etmedi. Bu, cümlenizce malumdur.

Fakat bizim kabul ettiğimiz esas programda çizdiğimiz hududun dahiline buraları da girer. Buraların da düşmandan temizlenmesi lazımdır. Fakat aynı zamanda muhtelif cephelerde düşmanlarımızı harbe mecbur etmemek için çatışmaya sebebiyet vermekten de daima kaçındık. Fakat Fransızlar burayı haksız olarak işgal ettikten sonra çok küstah davrandılar ve ahali-i Islamiyeye karşı çok fena hareketlerde bulundular. Bu hareketleri, Fransız üniforması altında Ermenilere yaptırdılar. Diyebiliriz ki her ne vesile ile olursa olsun bu memlekette Ermenilerle milletimiz arasında birtakım kanlı olaylar cereyan etmiştir. Bu iki milletin birbirine ve bilhassa Ermenilerin milletimize karşı kuvvetli kin ve düşmanlığı vardır. Binaenaleyh, Ermenileri bize sataştırmak, ahali-i Islamiye'ye sataştırmak bittabi yanlış bir hareketti. Çünkü, Ermenilerin gayesi, bilhassa, himaye ve yardım gördükten sonra Kilikya'da, Antep'te, Maraş'ta, Urfa'da, her nerede bulurlarsa ahaliyi imha etmektir.

Oralarda bulunan zavallı kardeşlerimiz pek acı muamelelere maruz kalmışlardır. Her türlü mukaddesatı muhafaza için hariçten, bütün milletten yardım istiyorlar. Bu yardım istekleri na-mütenahidir. Fakat daima işitilmemiş bir halde kalıyorlar. Maatteessüf hükümet-i merkeziye hiçbir yardım yapmamıştır. Birçok sebep ve düşünceden dolayı aleni ve kati tedbirlere tevessül edemiyordu.

Işte böyle, artık her taraftan ümidi kesen ve idama mahkum olduklarına şüphesi kalmayan Kilikya ve diğer bölgeler ahalisi bizatihi muhafaza-i mevcudiyet için ortaya atılmak mecburiyetinde kaldılar. Buralar halkına hiç olmazsa hem-civar olan ahali-i Islamiye'nin seyirci kalmaları doğru olamazdı.

Filhakika, memleket dahilinden, bilhassa Sivas'tan büyük, vicdanlı vatanperverler kalktılar, koştular; bu meşgul mıntıkaların hudutları içine girdiler ve oradaki kardeşleriyle birleşerek onların namus, mukaddesat ve mevcudiyet savaşlarında onlarla aynı safta yer aldılar.

Mücadele devam etmektedir. Ilk müsademe Maraş'ta oldu. Ve netice haklının lehine mütemayildir. Bunu müteakıp Urfa'da ve Silifke havalisinde müsademeler oldu. Buralarda da biz kazandık. Antep'te yine Ermenilerin tasallut ve tezahüratı neticesinde vukua gelen müsademe devam etmektedir.

...


--------------------------------------------------------------------------------

Gizli Celse Zabıtları, c.I, s. 7

Borak, Sadi, a.g.e., s. 39-40.

Metel, Raşit, a.g.e., s. 47-48.

 

Genel Siyasi Durum ve Bolşeviklerle Ittifak Için Aradaki Ermenistan Engelinin Kaldırılmasına Dair Vekiller Heyeti Kararı
15. Kol. K.lığına gönderilen şifre

Ankara, 6 Mayıs 1920

Zata mahsus ve aceledir.

Vaziyeti umumiyei siyasiyemiz ve Bolşeviklerle ittifak yapmak için emperyalizm siyasetine alet olan Ermeni hükümetinin aradan çıkarılması ve imhası meselesi bugün Vekiller Meclisinde müzakere olunarak zatı samilerine müzakere sonucunun aşağıda olduğu gibi tebliğine karar verilmiştir.

Şöyle ki:

1- Sulh konferansının hakkımızda alacağı kararlar kesin olarak açıklanıncaya kadar Itilaf Devletlerini bizimle anlaşma hazırlıkları imkanından mahrum etmeğe dahili ve harici vaziyeti hazıramız şimdilik müsait değildir.

2- Binaenaleyh Bolşeviklerle işbirliği şartlarımız az, çok belirmeden ve hututu esasiyemiz tesbit ve bize temin edecekleri maddi yardım tayin edilmeden evvel fiilen bunlarla teşriki mesai sakıncalı görüldü.

3- Ermeni vukuatı bütün Hristiyan Dünyasını aleyhimize sevk eden sebeplerin en mühimlerinden olduğuna göre mevcudiyeti ilk evvel tarafımızdan tasdik olunan Ermeni hükümetini ordumuzun kuvvetiyle mahvetmek ve bittabi yeniden bir Ermeni kırımı demek olan bu harekete bizim tarafımızdan sebebiyet verilmek az, çok lehimize bir cereyan getiren gelişmeleri de muvakkatan fesh ve bilhassa Amerika kamuoyunu aleyhimize çevirir ve sevkettirir ve Ingilterenin hakkımızda tatbikini istediği tarzı harekete cümlesinin yandaş olmasını temin gibi sakıncalı ve öldürücü bir netice doğurur. Bu gerekçeler nedeniyle ordumuzun şimdilik Ermeni hükümetine karşı resmen ve alenen taarruz ve icrayı muhasebattan kaçınmasını, mümkün olduğu kadar gizli şekilde Elviye-i Selasede teşekkül eden küçük hükümetlerin milis kıtaatı takviye olunarak bunlarla Gence'ye kadar ilerledikleri haber alınan Islam Bolşvikleri vasıtasiyle bu taarruzun icra edilmesi daha uygun görülmüştür. Bu konudaki görüşlerinizin ivedilikle bildirilmesi rica olunur.


Büyük Millet Meclisi Reisi
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 318-319

 

Büyük Millet Meclisi'nin Islam Alemine Beyannamesi

09 Mayıs 1920

... Adana, Maraş, Ayıntap ve Urfa gibi en eski Islam memleketleri Fransız zabitlerinin idaresinde Ermeni kin ve öfkesine, Ermeni ruhunun yırtıcı kabalık ve düşmanlığına yenecek, parçalanacak bir av gibi terkedildi. Hükümeti elim bir mütareke ile silahlarından tecrid edilmiş, orduları dağıtılmış bir millet, ana yurduna musallat olan başı boş bırakılmış ve yangıncı, yağmacı işgalcilere karşı müdafaadan başka ne yapabilirdi. Biz bu sebeple aile ocaklarımızda eski gazalardan yadigar kalmış silahlarımızla analarımız ve kız kardeşlerimizle çocuklarımız ve ihtiyarlarımızla her tarafta düşmanı karşılayarak geri iten bir halk mücadelesine başladık.

...


Büyük Millet Meclisi emriyle
Reis Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 324

 

Hududun Geçilmesi Teklifi Üzerine Vekiller Heyetinin Kazım Karabekir'den Sorduğu Hususlar

12 Mayıs 1920

15. Kolordu Kumandanı Kazım Paşa Hazretlerine

Hududun tecavüziyle şarktan gelen harekete iştirak hususundaki görüşleriniz Heyeti Vekillerce büyük ehemmiyetle nazarı dikkate alındı. Heyeti Vekile kesin karar için aşağıdaki sorular hakkındaki değerlendirmelerinize müracaatı münasip gördü:

1- Kızıl ordu; Ermenistan ve Gürcistan hudutlarına geldikleri halde bizim yardımımız için henüz bir müracaatta bulunmamışlardır. Halbuki buna imkan bulabilecekleri tahmin edilmektedir.

2- Ermenistan'a taarruz hareketimizi Itilaf devletleri ve Amerika ilanı harp kabul edecek ve ihtimal ki memleketin Batısından ve büyük ihtimalle Trabzon'dan da taarruza geçeceklerdir. Bu umumi taarruza karşı şark harekatına iştirak eden kuvvetlerimiz Batıyı korumak için ne kadar zamanda serbest kalabileceklerdir.

Bolşeviklerin bu takdirde maddi seri yardımları ne olabilecektir. Bolşeviklerle aramızda henüz bir anlaşma yapılmamış olduğundan yardımlarından emin olabilir miyiz?

3- Trabzon'a terk olunacak kuvvetin bir Ingiliz çıkarmasına karşı koyma ve savunmaya kifayet edememesi halinde bütün memleket dahilindeki tereddüdün aleyhimize gelişeceği değerlendiriliyor. Ermeni ve Gürcistan hudutlarına temas eden Kızıl ordunun miktarı ne kadar tahmin edilmektedir.

4- Heyeti Vekilenin ve hatta bir dereceye kadar Büyük Millet Meclisi'nin kararını almadan harekete geçmek mesuliyeti mahzurunu görüyorum. Bu kararın alınmasında harekete karşılık temin edilecek menfaatlerin bir ittifakname ile tesbit edilmiş olduğunu ifade etmek lüzumu anlaşılmalıdır. Mevcudiyeti milliyemizi de tehlikeye sokacak bir mahiyette olacağı açık olan San Remo kararlarının da yakınlarda tebliği beklenmekte ve binaenaleyh Meclisce karar alınması yakındır efendim.


Büyük Millet Meclisi Reisi
M. Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 327-328

Türk Istiklal Harbi, Doğu Cephesi, s. 82-83

 

17 Mayıs 1920 Meclis Gizli Oturum Konuşması

...

... Bize suret-i hususiyede (San Remo Konferansı'ndan) gelen malumatta bir defa Trakya'nın Çatalca hattına kadar Yunanlılara verilmesi vardı. Izmir'in Yunanlılara verilmesi, şarktan bir kısım arazinin, Trabzon'un şarkına kadar olan arazinin Ermenilere terki vardır....

Mustafa Taki Efendi (Sivas): Şark hududu nerelere kadardır?

Mustafa Kemal Paşa (Devamla): Şark hududunda deniliyor ki Trabzon'un şarkına kadar kadar Ermenistan'a.

...

Haşim Bey (Çorum): Paşa Hazretleri! Ermenilerin Bolşeviklerle ittifakı bizim aleyhimizde olur. Biz onlardan evvel itilaf etsek acaba mümkün değil mi. Bolşeviklerle ittifak etsek olmaz mı?

Paşa Hazretleri: Efendim, ben yetişemedim. Fakat Meclis-i aliniz burada okunmuş bir takrirle heyet-i icraiyeye bir dereceye kadar salahiyet verdi.

"Elviye-i Selasiye'ye dair sesleri".

"Salahiyeti her hususta veririz sesleri".

...


--------------------------------------------------------------------------------

Gizli Celse Zabıtları, c.I, s. 32-33.

Bocak, Sadi; s. 58-59.

Metel, Raşit; s. 71-74.

 

Kafkas Cephesine Dair Vekiller Heyeti Kararı

Onbeşinci Kolordu Kumandanı Kazım Paşa Hazretlerine

Zata Mahsus

01 Haziran 1920

1- Doğu Hareketiniz için 30 Mayıs 1920 günlü telgrafınız Bakanlar Kurulu'nda görüşülmüş, gerekçesi incelenmiş ve askeri birliklerimizle Ermenistan savaşının başlatılması zamanının daha geçmediğine karar verilmiştir. Kurulumuzun bu zamanla ilgili olarak girişim ve düşüncesi aşağıda açıklanır ve toplantıyı sürdürmekte olan Bakanlar Kurulu kararı ile bildirilir.

Birincisi: Devlet ve ulusumuzun kurtuluş ve esenliği için Batı devletlerinden güvenli bir yardım ve adaletli davranış olmayacağı anlaşılmıştır. Ülkemizin geleceği, Doğu sınırlarımızın Ruslara ve Islam Dünyasına dayandığı Kurulumuzca bilinmektedir. Bu dayanışın güvenliği için önemli çalışmalar yapılacaktır.

Ikincisi: Bolşeviklerle politik olarak anlaşıp, karşılıklı ilişkiyi belirlemeden önce kesin harekete geçmeyeceğiz. Böyle bir hareketin Bolşeviklerce nasıl karşılanacağını bilememekteyiz. Gerçekte, Bolşeviklerin bizden bekleyeceği en büyük çıkar, askeri hareketin kazançlarını biz kendi elimizle onlara verdikten ve böylelikle içine düştüğümüz çıkmazdan kurtulma olanağı kalmadığını gösterdikten sonra Bolşeviklerden bize çıkar sağlama olanağı kalmaz, yalnızca onların uydusu ve tutsağı oluruz. Alman savaşına da böyle girdiğimizi unutmamalıyız.

Üçüncüsü: Yalnızca askeri bakış açısından bile Ermenistan savaşını güvenli ve başarı ile sonuçlandırmak için başka bir yerden askeri yardıma gerek olduğu kanısındayız. Eğer Azerbaycan ve Gürcistan yönlerinden Ermeniler kuvvetle sıkıştırılmazsa, yalnız bizim üç tümenimizle az zamanda Ermenistan kuvvetlerini yok edinceye dek kovalayabilmek olanaklı değildir. Işte yukarda üç ana görüşten öneriniz incelenmiştir. Bunlardan birinci madde sizinle bütün bütüne görüş birliğimizi gösterir. Öteki maddeler askeri hareket zamanının daha geçmediğini belirleyen temel gerekçelerdir.

2- Kafkasya'nın politik ve askeri durumunda Kurulumuzca açıklık görülmemektedir. Şundan ki, Bolşevik ordusunun 28 Nisan 1920'de Bakü'ye girişinden beri Karabağ'da Azerbaycan ordusunun ve Bolşevik ordusunun yığılması ve 10 Mayıs 1920 hareketinde Ermenistan'a üç gün süreyle ültimatom verilmesi ve dahası, Azerbaycan anlaşmasının açıklanması gibi haberler alınmış ve bunlardan şimdiye değin bir sonuç çıkmamıştır. Bu kez de Azerbaycan'ın Gürcistan'la uzlaşmasının Azerbaycan için güç olup olmayacağı bilinmemektedir.

Yüz bin kişilik ordunun Bakü çevresinde ve on dört bin kişinin Zengezor'da bulunması haberi ile Ermenilerin Islam kıyımına yönelmeleri ve komşularına karşı zorbacasına bir durum almaları haberi arasında içerik yönü ile çelişki vardır. Halil Paşa'nın güçlü bir ordunun komutasını bırakmayı istememesi gerekir. Sözün kısası, Ermenistan'a karşı savaşa karar için Azerbaycan ya da Bolşevik birliklerinin varlığını daha bilmiyoruz. Biz, özellikle Bolşevik askeri hareketinde beklemeyi ve şimdilik Bolşevik birliklerinin Kafkas yöresinden uzaklaştıklarını sezinliyoruz.

Son zamanlarda Bolşeviklerin Lehlilere (Polonyalılar) Kiyef cephesinde yenildikleri ve on beş bin tutsak verdikleri ve bu nedenle, Kafkasya'dan da kuvvet getirmek zorunda kaldıkları belirtilmiştir. Odesa'nın sallantıda olup olmadığı da tartışıldı. Rusya için on beş bin tutsak veren yenilgi önemli bir anlam taşımaz ama, Kiyef ve Odesa adları askeri yenilginin durumundan çok bir iç sarsıntıyı sezinletir. Lenin'in yerine Bresilof'un geçmesi haberinin anlamı da anlaşılamadı. Kanıtlarımıza göre, Rusya'nın Bolşevik durumu bu yüzden değişmeyecektir. Daha kesin kararlılıkla, kuvvet kullanmayı daha iyi sağlamak için gelmiştir. Ama, bu değişikliklerin gelişmesini iyi saptamaya gerek vardır. Kafkas uluslarının davranışları da Rusya'daki bu kararsızlığı göstermektedir. Bu yüzden durum daha açıklığa kavuşmamıştır.

3. Bu koşullar altında iç durumumuz acelecilik gerektirmemektedir. Bilinen barış koşullarına göre, Ermenilere söz verilen Doğu illerimizi savunmak için hazırlıklı olmak, o yöre halkına ve askerlerine karşı güçlü bir dayanaktır. Ama, Sarıkamış'a gidecek orada bekleme durumunda kalmak, belli anlayışlara karşı hem yapıcı gücümüz olmadığı, hem de kötülükleri kendi elimizle getirdiğimiz biçiminde iz bırakır ve daha çok sarsıntı yapar. Mali durumumuz ve yiyeceklerimizin Sarıkamış'ta daha iyi olacağına dair bir sebep yoktur. Bundan başka iç durumumuzda olan düzelme ve değişikliği bilmektesiniz. Istanbul'la doğrudan ilişkili olan çevrelere ezici yumruklar indirilmiş ve pek önemli olan ayaklanmacıların başkanları Vatan Hainliği Yasası uyarınca cezalandırılmıştır. Konya'da iki kez görülen ayaklanma etkin bir güce gerek görülmeden bastırıldı.

Sivas'taki olay, Düzce-Bolu olaylarının kızışkın zamanlarında düzenlenmiş bir olaydı. Umut bağlayanlar, bozguncu yuvasının yıkılması ile kesin yenilgiye uğramış olacaktır. Görüntülerden de bunu sezinliyoruz. Özetle, daha ötede ve beride karşılaşılacağı bildirilmekle birlikte, yönetimimiz sırasında kararlılık ve etkili hareket, sürekli aydınlatma ve önlem çalışmaları ile göğüslemeyeceğimize göre, iç durumda temel konu, subayların kesin kararına ve inancına kesin olarak güvenilen, güvenli bir kuvvetin varlığıdır. Buralarda böyle kuvvetler oluşturmaya çok önem veriyoruz.

4. Delegelerimizin ulaşması, Ermenistan savaşının başlatılması için başlı başına gerekçe olamayacağı doğal olmakla birlikte kuşkusuz pek önemlidir. Hareketlerinin çabuklaştırılmasına rica ederiz. Delegelerimizin kılık değiştirerek kara yolu ile Azerbaycan'a geçmesi zorunludur. Sarıkamış hareketi onların trenle yolculuklarını güvenceleyemez. Çoğu yerinde Islam halkla kuşatılmış geniş bir bölgeden açıklık bularak geçmeye olanak bulunabilir.

5. Doğrudan doğruya Nuri Paşa'nın yanından ve Bakü'den geldiğini ve onun Azerbaycan'da olduğunu bildiren efendi, bir iki güne kadar buraya gelecektir. La Hey Ataşemiliteri Yarbay Nuri Bey'de yarın Avrupa'dan buraya geliyor. Umduğumuz gibi gelişmeleri açıklayacak bir takım bilgiler alırsak derhal arzedeceğiz efendim.


Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 334-337

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c. II, s. 146-148

 

15. Kolordu Komutanlığına - Erzurum

6 Haziran 1920

...

Savunma durumumuzu düzeltmek maksadiyle, Soğanlı Geçit'lerini işgal etmek için askeri birliklerle ilerlemek hakkındaki 4 Haziran 1920 tarihli15 nci Kolordu Komutanlığı'nın teklifi, Bakanlar Kurulu'nca incelenerek uygun görülmüştür.

Üç Sancak'ın işgali hakkının zamanında kullanılması Büyük Millet Meclisi tarafından Bakanlar Kurulu'na verilmiş olduğundan, Bakanlar Kurulu (Bakanlar Kurulu: Genelkurmay Başkanı Ismet, Bayındırlık Bakanı Ismail Fazıl, Sağlık Bakanı Doktor Adnan, Milli Eğitim Bakanı Doktor Rıza Nur, Adalet Bakanı Celalettin Arif ve Içişleri Bakanı Cami Beyler) bu yetkiye dayanarak yapılan teklifin uygulanmasına karar vermiştir. Kararın siyasi yönünü idare ve ilan şekli için lazımgelen nota ve talimat gibi kararlar ayrıca ek olarak bildirilecektir. O zamana kadar siyasi hiçbir teşebbüste bulunmıyarak, yalnız askeri harekata hazırlanılması ve bu harekatın ne zaman başlıyacağının bildirilmesi rica olunur.


Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

T.I.H. Doğu Cephesi, s. 84

 

07 Haziran 1920 Meclis Konuşması

...

Efendiler; hudud-u millimiz dahilinde bulunan ve fakat mütareke hükümleri nedeniyle kuva-yi askeriyemizin tahliye etmiş bulunduğu elviye-i selasenin icabında tekrar işgali için heyeti aliyeniz Heyeti Icraiyeye salahiyet vermişti. Fakat bu salahiyetin zaman-ı takdirini Heyeti Icraiyeye terk buyurmuştunuz.

Ermeniler eski hududun ilerisinde bulunan ahali-i Islamiyeye fevkalade zulüm ve haksızlık yapmakta ve katliam icra eylemektedir ve pek çok islamlar, pek sefil ve perişan, şayan-ı merhamet bir halde bize iltica etmekte, muhaceret etmektedirler. Binaenaleyh Heyeti Icraiyeye vermiş olduğunuz salahiyetin tatbikına lüzum ve mecburiyet hasıl olacağını zannetmekteyiz. Heyeti aliyenize şimdiden bilgi olarak arz ediyorum....

...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c.I, s. 79

 

Ermeni Cumhuriyetine Nota
15. Kolordu Komutanlığına - Erzurum

13/14 Haziran 1920

... Harekata geçmeden önce tarafımızdan Ermeni Komutanlığı'na hitaben, en yakın Ermeni askeri merkezine Türkçe bir mektup verilmesi ve bu mektuba cevap beklenmiyerek ve karşı tedbir alınmasına vakit bırakılmayarak harekata geçilmesi uygun görülmüştür. Mektubun benzeri aşağıda yazılıdır. Bunu ulaştıracağınız tarihe dair sizden bilgi alır almaz Itilaf Devletleri ve yabancı devletlere buradan tebligat yapılacaktır.

...


Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal

 

Erivan Cumhuriyeti Askeri Komutanlığı'na

"Daha önce harb tazminatına karşılık olarak verilmişken Brestlitovsk Antlaşmasiyle Türkiye'ye geri verilen ve ayrıca Türkiye'ye ait olduğu Erivan Cumhuriyeti tarafından da kabul edilmiş bulunan Üç Sancak'taki Türk halkı Ermeniler tarafından devamlı olarak katliam edilmektedir. Ermenilerin böyle hareket ettiklerini Avrupalılar da kabul etmektedirler. Uyruğumuz bu zulümlere karşı devamlı olarak feryat etmekte ve yardım istemektedir. Uyruğumuzun hayatlarını korumak maksadiyle memleketimizin parçası sayılan Üç Sancak içindeki gereken yerleri işgal altına almak zorundayız.

Kan akmasına meydan vermemek için hemen askeri kıtalarınızı çekmenizi, Hükümetimden aldığım emir üzerine, bildiririm."


--------------------------------------------------------------------------------

T.I.H., Doğu Cephesi, s. 92

 

Bursa'da 56 ncı Tümen Komutanı Albay Bekir Sami Beyefendi'ye

Ankara, 13 Haziran 1920

Aşağıdaki konuların General Gouraud'ya hemen çektirilmek üzere Brissot'ya bildirilmesini rica ederim.

Kilikya'da ateş kesilmesinden sonra Ermenilerce Islam halkına yapılan ve yapılmakta olan kıyım ve kırımı aşağıya alıyorum. Bu olaylar bütün Kilikya Islam halkının olağanüstü kaynaşmasına ve duygulanmasına etken olmuştur. Tutsakların verilmesi için yaptığımız hazırlıkların uygulanmasını engellemiştir.

Bu duruma çabuklukla son verilmesi için önemli girişimlerde bulunmanızı rica ederim. Yoksa bizim istemediğimiz ve buyruğumuza aykırı olarak gelişecek olaylardan sorumluluk alamayacağımı belirtmek isterim. Bu durumlar, düşmanlığı bizim durdurmamıza karşın kendilerinin sürdürmekte olduğunu göstermektedir.

Acıklı olaylar özet olarak aşağıdadır:

1.11 Haziran 1920'de sabahleyin Hacıbayram (Adana içinde) kapısındaki Islam mahallelerine saldıran Ermeniler, Islamları zorla evlerinden çıkararak bütün araç-gereçlerini almışlardır. Neye uğradıklarını bilmeyen Islamlar, Kahyaoğlu Çiftliği ve Küçükdilli yolu ile kaçmak zorunda kalmışlardır.

2. 11 Haziran öğleden sonra saat üçte bu zavallı halk, Kahyaoğlu Çiftliği'ne vardığında silahlı otuz Ermeni'den kurulu bir çetenin saldırısına uğrayarak erkekler bir eve, çocuklarla kadınlar bir başka eve doldurulmuş, kırk üç erkek, yirmi bir kadın ve sayısı saptanamayan çocuklar kamadan geçirilmişlerdir. Ayrıca, dördü erkek ve on sekizi kadın olmak üzere yirmi iki yaralı vardır. Kadınların kollarını keserek bileziklerini ve küpelerini almışlardır.

3. Adana'nın 10 km doğusundaki Incirli köyünde 9 Haziran 1920 günü Ermeni çeteleri bütün köy halkını bir yere doldurup bomba ile havaya uçurmuşlardır.

4. 8-9 Haziran gecesi Ermeniler, Karaoğlan köyünde Çerkez Hasan Bey'in çobanlarından dört kişiyi öldürmüşlerdir.

5. Adana'nın yakınında Çotlu, Ikizce ve Gemisüren, Karaoğlan, Camili ve Herekli köyleri ile yakınlarındaki çiftliklerin büyük hayvanları Ermenilerce alınmış ve Karaoğlanlılardan Çerkez Hasan Bey'in beş yüz koyununu kaçırmışlar ve kaçırma sırasında Herekli'den bir, Karaoğlan'dan altı kişiyi öldürmüşlerdir.

6. 11 Haziranda Adana'dan gelen bir tren içindeki topla Kürkçü istasyonundan Kürkçü köyü bombardıman edilmiştir. Bu bombardımanın arkasından Ermeniler köyü kuşatarak araç-gereçleri almışlar, ondan sonra köyü yakmışlardır.


BMM Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c. II, s. 153-154

 

Komutanlara

Ankara, 16 Haziran 1920

1. Fransızlar Ateşkes için yapılan sözleşmeye uymamıştır ve uymamaktadır. Anlaşmadaki amaçlarının, tutsaklarını kurtarmak ve yapacakları saldırı hazırlıklarını yürütmek için süre kazanmak olduğu kesinleşmiştir. Ateşkes'ten sonra büyük memurlar ve ileri gelenlerle suçsuz Islamları tutuklamayı sürdürmeleri, Islam halkını Ermenilerle kırmaları ve verdiğimiz tutsaklara karşılık, aynı sayıda tutsak vermemeleri nedeni ile, anlaşmayı çiğnemişlerdir. Kendilerine bildirmemize gerek kalmamak üzere 18/19 Haziran 1920 gece yarısı bütün Fransız cephesinde yeniden ateş başlayacaktır. ...

2. 12 nci, 13 ncü Kolordu Komutanlıklarına, Antep Ulusal Kuvvetler Komutanı Recep Bey'e ve bilgi için Kaymakam irfan ve Binbaşı Şemsettin Beylere bildirilmiştir.


BMM Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c.II, s. 154-155

 

Bursa'da 56 ncı Tümen Komutanı Bekir Sami Beyefendiye

Ankara, 17 Haziran 1920

Komutan Brissot'ya aşağıdaki Fransızca telgrafı ivedilikle bildirmenizi rica ederim.

Eki: 1. (Fransızca telgraf)

BMM Başkanı
Mustafa Kemal

Komutan Brissot (Briso) Aracılığı ile Ekselans General Gouraud'ya

Saldırıların sona erdirilmesi için yapılan anlaşmaya Fransızlar uymadılar. Bizim, düşmanlığa son vermemize karşın, Fransızlarca üst düzey yöneticileri ve dahası çok sayıda suçsuz Müslümanların tutuklanmasına gidildi. Tutuklanan kişileri bize geri vermediler. Tersine, başka yere götürüldüler. Tarsus ve Adana bölgelerinde Müslüman köyler suçsuz yere toplu ölüm ve yakılıp yok edilmeye karşı karşıya bırakıldılar. Bu aşırılıklar kesilmedi. Öte yandan bizim saldırıları durduruşumuzdan bir yeri daha işgal ettiler. Bu, sunduklarıma dayanarak, saldırganlığın durdurulmasını öngören kendileriyle yaptığımız anlaşmanın buyruklarını öncelikle Fransızların çiğnediğini size iletirim.


Mustafa Kemal
Türkiye Milli Hükümeti ve
BMM Başkanı


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c. II, s. 155-156

 

Doğu Cephesi Komutanlığına - Erzurum

20 Haziran 1920

Bakanlar Kurulu'nca Çiçerin'in mektubu incelenmiş ve 23 Haziran 1920'de tarafımızdan harekat yapılması kararlaştırıldığı hakkındaki telgrafınız da alınmıştır. Bakanlar Kurulu, kararlaştırılan hareketin kesin olarak geri bırakılmasına ve yolda bulunduğu haber verilen Bolşevik heyetiyle temas edilmesine karar vermiştir.


Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

T.I.H. Doğu Cephesi, s. 94

1920_06_20_03

 

Sovyet Rusya Dışişleri Komiserine Verilen Cevap

20 Haziran 1920

Rusya Sovyet Cumhuriyeti Umuru Hariciye Ahali Komiseri Efendiye
Rusya Sovyet Cumhuriyeti umuru Hariciye Ahali Komiserliğinin 3 Haziran 920 tarihiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyasetine hitaben gönderdiği mektubun mealine memnuniyetle muttali olduk. Cevaplarımızı aşağıda sunmaktan şeref duyarız.
...
2- ... Ermenistan ve Acemistanla hudutlarımızı tayin için Rusya Sovyet Cumhuriyetinin aracılığını memnuniyetle kabul ve müzakeratı siyasiye ile müşkilatı mevcudenin halli yolunu tercih ederiz.
3- Ancak komşularımızın gayrı kabili itiraz bir surette Türk olan araziyi tahrip ve ahaliyi katliam ettiklerinden ve Garp Emperyalistlerine has olan usullerde sun'i kitleler ve ekseriyetler vücuda getirmekte olduklarından şiddetle üzülüyor ve yakınıyoruz. Buna nihayet verecek acil tedbirlerden olmak üzere elviyei selase dahilinde bazı yerleri işgal için harekatı askeriye icrasına karar vermek zorunda kalmış iken mektubunuz üzerine harekatı erteledik. ... Ahalimiz aleyhine Ermenilerin tecavuzatının durdurulmasını ve aracılık için ileri sürülecektekliflerin ivedilikle bildirilmesini rica ederiz.


Büyük Millet Meclisi Reisi
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

-Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 338

1920_06_20_1

 

Batı Adana Kuvayi Milliye Komutanı Sinan Beye

20 Haziran 1920

...
... Adana Cephesinin 41 nci Tümen komutanı emrine verilmesi üzerine gönderilen telgrafnamenizi büyük bir hayret ve teessüfle aldım. Ermenilerin zulüm yapmaya başlamaları ile husule gelen şu karışık zamanlarda kişisel duygulara kapılarak vatanın askeri savunma harekat ve tertiplerini zedelemek şimdiye kadar Adana bölgesini savunmak için elde edilen bunca üstün çalışma ve başarıları yok ederek, düşmanlarımızın yapmak istedikleri fenalıktan daha büyük bir fenalık doğuracaktır. Bunu takdir edeceğinizi biliyorum. Derhal itaatla bağlı bulunduğunuz 41 nci Tümen Komutanlığından alacağınız emirleri iyi karşılamanızı ve vazifeye devam eyleminizi isterim. Aksi takdirde hareketlerinizi vatana ihanet kabul ederek ona göre işlem yapacağımı kesin olarak bilmenizi ve şimdiye kadar geçen hizmetlerinizi ve üstün durumunuzu alt üst edecek böyle bir hareketten sakınmanızı hatırlatır ve tavsiye ederim. Bu gibi hareketler bir asker için en büyük kusurdur. Bu yersiz ve aşırı hareketlerden sizi kati surette menederim.


Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Türk Istiklal Harbi IV, 3 Cilt, Güney Cephesi, Gnkur. Basımevi 1966, s. 160

 

 

3 Temmuz 1920 Meclis Gizli Oturum Konuşması
...
Efendim, Sovyet Cumhuriyeti ile öteden beri takip ettiğimiz temasın neticesini arzedeceğim:...

Malumaliniz Rusya Bolşevik II. Ordusu Bakü'ye gelmişti ve Azerbaycanlılar bunları iyi karşıladılar. Ermeni ve Gürcistan hududuna temas ettiler. Biz bir an evvel Bolşevik Ruslariyle teması çabuklaştırmak lüzumunu hissettik. Fakat ondan çok evvel, yani daha Erzurum'da bulunduğumuz sıralarda bu hususla iştigal edilmişti ve suret-i mahsusada bazı arkadaşlarımızı memuren göndermiştik. Fakat aylar geçti, gönderdiğimiz heyetten maddi bir cevap almaya imkan bulamadık.

Binaenaleyh ikinci defa olmak üzere ve Bolşevik kuvvetleri Ermenilerle temas etmiş bir haldeyken Bolşevik Cumhuriyeti'nin bize yapacağı yardım ve diğer konulara dair olan vaziyetini anlamak lazım geliyordu. Yine bir heyet gönderdik. Gönderdiğimiz bu heyetin eline de benim imzam ile bir mektup verilmiştir. Bu mektup özet olarak şu noktaları ihtiva ediyordu:

Bir defa, onların gayesini biz nasıl görüyoruz? Bunu anlattık. Emperyalist hükümetler aleyhine harekat ve onların tahakküm ve esareti altında bulunan insanların kurtarılması ve bu nokta-i nazardan Bolşevik Ruslariyle ortak harekatı kabul ederiz. Ve yine demiştik ki: Birleşebilmemiz için siz Gürcistan'ı kuvvetle uyararak tarafsız bırakırsınız ve bizim Ermenilere karşı hareket etmemiz lazım ise, sizin mesainize iştirak etmek ve Ermenilere karşı bu hareketi yapmak ve bundan sonra da yapacağınız bütün harekatta size yardım edeceğiz. Maksadımız, vatanımızda müstakil olarak yaşamaktır; her şeyden evvel gayemiz budur.
...
... Bizim kabul etmiş olduğumuz prensipler nazar-ı tetkikten geçirilecek olursa Rus Sovyet Cumhuriyeti bazı şeyleri tabii buluyor. Mesela, Ermenistan'daki insanların kendi mukadderatını kendi reyleriyle tayin ve tespit etmeleri. Erivan Cumhuriyeti'ni tesis ve teşkil eden Ermenilerin müstakil olmalarını ve bu hususta arzuları her ne ise zaten kabul etmişizdir....

Suret-i umumiyede prensip şudur ki: Hudud-i milli olarak çizdiğimiz daire dahilinde yaşayan ve çeşitli Islam unsurlar yekdiğerine karşı ırki, muhiti, ahlaki bütün hukukuna riayetkar öz kardeşlerdir.
...
... Bolşeviklere Azerbaycan'da muhalifler vardı. Onlar bir karşıt hareket yaptılar. Azerbaycan'da bizim kendi arkadaşlarımız vardı. O arkadaşlarımıza Ingilizler dediler ki:
"Bolşeviklerle muharebe ediniz. Türkiye bizimle anlaştı."
Orada bulunan arkadaşlarımız da ellerindeki kuvveti çarptırdılar ve tabii mağlup oldular. Mağlup olduktan sonra biz de işittik. Haber gönderdik, filan ettik.
Halbuki Bolşeviklerle bu muharebe başlayınca ahali-i Islamiyenin katline başlanıldı. Ermeniler bundan istifade etti ve hudutlarda bulunan ahali-i Islamiye de bundan istifade etti ve Olti taraflarında taarruza geçtiler. Fakat birkaç günden beri bu yanlışlığın bir dereceye kadar düzeltildiğini görüyoruz.
...
Aynı zamanda Ermeni Cumhuriyeti ile münasebat-ı siyasiyeye giriştik. Kendilerinin bu taarruzlarını protesto ettik ve biz, hakikati söyledik. Onlar kabul etmediler.
...
Eskişehir'de imalathanede Ermeni olduğundan bahsedildi. Bunları mutlaka atmak taraftarıyız. Fakat, Rum, Ermenileri atmakla bütün makineler duruyor. Böyle bir zaruret yüzünden onları değiştirmek mümkün olamıyor.
... Biz, Ermenilerle ve Bolşeviklerle anlaşmadan, Ermenilerin tecavüzünden, Erzurum'u filanın istila etmesinden korkuyoruz. Şark hududumuz tamamen emniyet altında görüldükten sonra orda bulunan kuvvetin heyet-i umumiyesine inşallah ihtiyaç kalmaz. Fakat ihtiyaç kalırsa istenilen yere sevkolunur. Nitekim, bazı yerlerden Ermeniler tecavüz ettiler, müdafaa yapıldı ve atıldı. Ihtimal, Şarkı kurtarmaya çalışırken Garpten de yeni bir darbeye uğrarız.

Başta Ingilizler olmak üzere sulh şartlarını bize tatbik etmek için Yunan ordusunu icra vasıtası olarak sevkediyorlar ve kullanıyorlar. Fakat, asıl taarruzu yapan Istanbul'daki Ferit Paşa ve hükümetidir.
...


--------------------------------------------------------------------------------

Gizli Celse Zabıtları, c.I, s. 72-74

Borak, Sadi; s. 77-81

Metel, Raşit; s. 103-108.

 

Moskova'da Bekir Sami Beyefendi'ye

26 Temmuz 1920

...

Ingilizler'in teşvikiyle Ermeniler'in, Kızılordu ile birliklerimiz arasındaki teması, Gerus'ta kestiklerini ve Şahtahtı'nı işgal ettiklerini, Doğu Ordumuz'un karşı hareketten sakındığını ve Ermeni meselesi hakkındaki hal şeklinin ivedi ve barış yolu ile sonuca erdirilmesini ve o zamana kadar Ermeniler hareketlerini durdurmayıpta Emperyalist şekilde olup bittiye devam ettikleri takdirde beraberce askeri harekatın kararlaştırılması gerektiğini, durumun Rus Sovyet Cumhuriyeti'ne açıklanması ile alınacak karşılığın süratle bildirilmesini....


Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

T.I.H., Doğu Cephesi, s. 124

 

Doğu Cephesi Komutanlığına - Erzurum

10 Ağustos 1920

"Büyük Millet Meclisi'nin, Doğu Cephesi'nin son günlerdeki karışık askeri ve siyasi durumu hakkında Bakanlar Kurulu'nca bilgi istenildiği için, özellikle Bolşevik kıtalariyle olan temas ve münasebetlerimizin mahiyeti ve Ermeniler'in durumu ile Gürcüler'in Batum taraflarındaki en son vaziyetleri hakkında Meclis'te açıklama yapılmak üzere, 24 saat içinde, makine başında bilgi verilmesini ...


Büyük Millet Meclisi Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

T.I.H., Doğu Cephesi, s. 135

 

14 Ağustos 1920 Bir Soru Önergesi Üzerine Meclis Konuşması

... Arkadaşlarımızın aydınlanmak istedikleri noktaları bir daha hatırlatmak maksadiyle (soru önergesini) aynen okuyacağım:
Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celilesine,
Şu günlerde Şark Cephesinde, bilhassa Erzurum hudutlarında Ermenilerle Gürcülerin fazla faaliyetinin gözle görüldüğü hatta Gürcüler Erzurum'un şimal hudutlarına ve Ermenilerin de şark hudutlarında şiddetle taarruz ettikleri ve bu meyanda bilhassa Olti'nin de işgal edildiği istihbar ediliyor.

Diğer taraftan islam bolşevik ordusunun öncüleri de Erzurum'a geldiği söyleniyor. Şark cephesinde kuvvetlerimizin Ermeni ve Gürcülerin taarruzunu def'e değil, hatta taarruz ederek bütün memleketlerini istilaya kaadir bulunduğuna kaniiz. Acaba orada bulunan kuvvetlerimizin mukabele etmemesi siyasi bir sebepten mi ileri gelmektedir? Bu muğlak mesele hakkında her halde hükümetin bize acilen izahat vererek aydınlatmasını talebederiz.

2 Ağustos 1920

Erzurum
Erzurum
Erzurum
Olti

Durak
Süleyman Necati
Hüseyin Avni
Yasin

Efendiler; bu suali soran arkadaşlarımızın cidden hakkı vardır. ...
30 Mayıs ve 4 Haziran tarihlerinde Şark Cephesi Kumandanı tarafından Heyeti Vekileye bir teklif vaki olmuştur. Teklif şu idi: Evvela: Erzurum'da bulunan heyeti murahhasamızın Kars-Bakü üzerinden tirenle serian Moskova'ya gidebilmesini temin için. Sonra: Ermenistan dahilinde ahali-i Islamiyeye icra edilmekte olan katliamı durdurmak için. Daha sonra: Ermenilerin ilk fırsatta Erzurum'u dahi ellerine geçirmek için faaliyet ve teşebbüsatta bulunacaklarından, Ermeni ordusuna karşı hakim ve müsait bir vaziyet-i asliye almak için zaten Brestlitovsk ve Batum muahedeleri ile bizim olan Elviye-i Selase dahilindeki Sarıkamış, Soğanlı dağlarını ve Soğanlı dağlarının geçitlerini işgal etmek faydalı olacağı bildiriliyordu. Bu üç sebepten bilhassa sonuncusu Heyeti Vekilece de tetkik olundu ve muvafık görüldü. Zaten Meclisi alimiz Elviye-i Selase'nin zamanında, zaman-ı münasibinde işgali salahiyetini Heyeti Vekileye vermiş olduğundan buna istinaden kumandanın teklifini kabul etti. Binaenaleyh, 6 Haziran tarihinde Şark Ordumuzun harekat-ı askeriye icrası için hazırlanmasını emrettik. ... 16 Haziran'da, daha önce tarafımızdan Moskova'ya gönderilmiş olan murahhaslarımızdan birisi memleketimize döndü. Bu zat, cümlemizce malum olan Sovyet Cumhuriyeti Hariciye Nazırı (Çiçerin)in mektubunu getirdi. ... Rusya Sovyet Cumhuriyeti Hariciye Nazırının, hükümetleri namına Meclisi alinize, Meclisi aliniz riyasetine hitaben yazmış olduğu mektup burada okunmuştu. Hatırlanırsa denmişti ki; Ermenistan, Acemistan ve Türkiye hudutlarının tesbitinde Rus Sovyet Hükümetinin aracılığıyla meselenin siyaseten halli mümkündür. ...

Ve bu izahata nazaran herhalde bizim Ermenilere ... taarruz etmemizi Rus Hükümeti Cumhuriyesi arzu etmiyordu, muvafık görmüyordu. Fakat biz, Elviye-i Selase dahilinde bulunan her hangi bir noktayı işgal etmek demek, Ermenistan'a taarruz demek olamıyacağından, zaten karar vermiş olduğumuz harekat-ı askeriye hakkında bir muhalefet görmedik ve bunun üzerine Şark Ordusu Kumandanına harekat-ı askeriyeye devam etmesini ve çabuklaştırmasını emrettik. Fakat bundan birkaç gün sonra idi ki yeni gelen resmi bir haberde Rusya Hükümetinin bir heyeti sefareti nezdimize gelmek üzere Kars üzerinden tirenle hali harekette bulunduğu anlaşılıyordu. Bunun üzerine bu gelecek olan heyeti sefaretle zaten Erzurum'da bulunmakta olan heyeti murahhasamızın mülakatını mütaakıp harekete başlamak üzere, hareketin tevkifini emrettik ki bu yirmi haziranda idi efendim, bu sebepten dolayı 20 haziranda Şark Ordumuzun harekat-ı taarruziyesini durdurmuş olduk. Bu arz ettiğim mesele şark vaziyet-i umumiyesi içinde ve Türkiye'nin, Bolşevik Hükümetiyle olan münasebat-ı umumiyesinde ufak bir parça, bir safhadır. Bunu daha iyi açıklamak için ve esasen vaziyeti de teyidetmek için baştan başlıyarak vaziyeti daha geniş bir daire dahilinde izah edeceğim:
...
Efendiler; Şark aleminin bilakayd-ü şart sahibi, mutassarıfı olmak emelini mağrur kafalarına sokmuş olan Itilaf Devletleri, kendi hayat ve mevcudiyetlerinin devam ve bekasının, bu anlayışta ve bu tasarrufta olduğunu pek güzel takdir etmişlerdir. ... Başta Ingilizler olmak üzere, bütün Itilaf Devletleri, bir taraftan tekmil kullanabildikleri vasıta ve kuvvetlerle bizi mahvetmek, bizi ezmek için çalıştıkları bir sırada, diğer taraftan da bütün ezilen ulusları kurtarmak için çalışan Bolşeviklerin, mazlum milletimize el uzatmaması için yine servetlerini kuvvet ve kudretlerini sarfederek uğraşmışlardır.

Fakat Bolşevik Cumhuriyeti, hem kendi hayat ve mevcudiyetlerinin ehemmiyetini artırmak, hem de Itilaf Devletlerinin pençe-i zulmünden kurtuldukları takdirde, alemşümul olan inkılabın gayelerini elde etmek için kendilerine en kuvvetli, en kudretli bir muavin ve yandaş olacak milletimizin dostluk ve birliği tutmak için teşebbüsat-ı fiiliyede bulunmuştur. Yaptığı teşebbüs Efendiler; onuncu ve on birinci ordularını doğrudan doğruya Kafkasya'ya, Şark Cephesine tahsis etmek oldu. Bu ordular, bizim yol göstericiliğimiz, tesirimiz ve hizmetimiz sayesinde kolaylıkla Şimali Kafkasya'yı geçtiler ve Azerbaycan'a dahil oldular ve Azerbaycanlılar da gelen orduları kemali sükunetle kabul ettiler. Bu ordular bir taraftan Ermenistan ve Gürcistan hudutlarında lazımgelen tedbirleri ve vaziyet-i askeriyeyi aldılar. Diğer taraftan da maddeten bizimle tesis-i irtibata giriştiler - ki bu mayıs aylarında idi-. Tam bu sırada idi ki; Lehistan'da cereyan eden ahval, vakayi ve hadisat gittikçe Bolşeviklerin aleyhine olarak gelişmişti ve Bolşevik Hükümeti mümkün olduğu kadar çok kuvveti Lehistan cephesine sevketmek mecburiyetinde idi. ...

Binaenaleyh Kafkasya'da Ermenilere, Gürcülere ve heyeti umumiyeye karşı maddi kuvvetleri azaldı ve zayıf bulundu ... ve bizim hududumuzu aynı tarihlerde gözden geçirelim.

Ermeniler; Kızıl ordunun büyük kısmının bu havaliden uzaklaşmasından ve Azerilerin kızıl ordu aleyhine isyan etmesinden ve bizim hareketimizin siyasi sebepten dolayı durdurulmasından istifade ederek, derhal on dokuz haziran tarihinde, bir iki kolla Oltu Şurası aleyhine, diğer bir kısım kuvvetleriyle de Zengisar Şurası aleyhine taarruz harekatına başladılar. ... Ermenilerin bu hareketi üzerine henüz o civarda bulunan Hariciye Vekilimiz tarafından Ermenistan Hariciye Nezaretine ve keza Şark Ordumuz Kumandanı tarafından Ermenistan ordusu kumandanına lazımgelen siyasi teşebbüsler yapılmakla beraber Erzurum ve havalisinde zaten toplanmış ve her an harekete hazır bulunan ordumuz bazı tedbirler almak mecburiyetini hissetti. Ermeniler Oltu Şurası dahilinde Tuzla civarına kadar olan mahalleri işgale muvaffak olabilmişlerdir. Bittabi Oltu Şurasının milli kuvvetleri, bu Ermeni taarruzunu durduracak kadar kuvvetli değildi. ... Aras'ın güneyine çekilmiş olan milli kuvvetlerle... Zengisar'a ve gerekse Oltu'ya karşı hareket eden Ermeni kuvvetleri durduruldu. Bugün durdurulmuş durumdadır.. Binaenaleyh önergenin bir noktasına cevap vermiş oluyorum. Taarruz eden Ermeni kuvvetlerine karşı büyük ve kahredici hareket yapmadık ve henüz yapmıyoruz. Fakat vuku bulan Ermeni taarruzları tevkif edilmiştir. ... Bundan sonra ağustosun onunda Ermeniler zırhlı tirenlerden istifade ederek Erivan ve Çulfa şimendiferleri boyunca kuzeyden güneyedoğru ilerlemeğe başladılar. Bu ilerliyen Ermeni kuvvetleri karşısında bizim hududu geçmiş ufak bir müfreze halinde düzgün kuvvetlerimiz vardı. Bu müfrezeyi üstün düşman karşısında ezdirmemek için Aras'ın güneyine ve batısına geçmek üzere emir verildi ve bu kuvvet de aldığı emir ve talimat dairesinde Ermenilerle ciddi muharebeyi kabul etmeksizin Aras'ın güneyine gelmiştir ve bunu neticesi olarak, hududun yine öteki tarafında olan Şahtahtı yirmi temmuzda Ermeniler tarafından işgal edildi. ... 1 Ağustos tarihinde Rus Bolşevik Hükümetinin Kızıl ordusuyle Büyük Millet Meclisi'nin ordusu Nahcivan'da birbiriyle maddeten birleşmiş oldu (alkışlar) oraya giden kuvvetlerimiz, kızıl kuvvetler tarafından özel merasim ve fevkalade saygıyla ile kabul edilmişlerdir.
...
Efendiler; bütün bu tafsilatı tekrar özetlemek etmek lazım gelirse şu noktalara işaret koymak istiyorum: Anlaşılıyor ki Bolşevik Hükümeti bizimle irtibat ve temas yapmak için fiilen teşebbüsatta bulunmuştur. Ordu göndermiştir. Ikincisi; vaziyetin bir iki aydan beri şarkta kendi haline bırakılmış, muğlak kalmış olması Lehistan vaziyetinden ileri gelmiş oluyor. Lehistan'a kuvvet gitmiş olmasiyle Ermenilerin, Gürcülerin, Azerilerin mahalli, muhalif ve muarız hareketleri buna sebebiyet vermiş olur. Üçüncüsü; bütün bunlara rağmen, burada kalan kızıl kuvvetlerin zaıfına rağmen Azerilerin, Gürcülerin, Ermenilerin mukavemet ve taarruzuna rağmen yine Kızılordu yol, vasıta buluyor ve imkan buluyor Nahcivan'a kadar gelip bizimle teması arıyor ve buluyor. Bu üç nokta; müşterek düşmanları binnetice mağlubetmek için azmetmiş olan iki milletin, iki hükümetin münasebatı atiyesinin de arzu edildiği veçhile olacağına dair bir güven verebilir. Hususi bir nokta-i nazardan da Ermenilerin bütün mütecaviz hareketleri durdurularak onlara daima hakim bulunduğumuz görülüyor.

... Efendiler Bolşevikler, siyasi ve hatta içtimai nokta-i nazardan - çünkü bilirsiniz ki garp ve Amerika amelesi nezdinde Ermeniler mazlum tanıttırılmışlardır - Ermenilere atfı ehemmiyet etmişlerdir. Himayekar bir siyaset takibeder görünmüşlerdir. Fakat bugün bu Ermeniler onlara dahi nankörlük etmiştir. Onların kuvvetine dahi fiilen tecavüz etmiştir (kahrolsun sadaları). Pek ziyade ümit edilir ve beklenir ki, bu defa Bolşevik Cumhuriyeti artık bu küstah milletin haddini tanıtmak için sert ve kesin kararını verecektir ve pek ziyade intizar olunur ki, Lehistan muvaffakıyatını mütaakıp Bolşevikler bizim ile maddeten vücude getirdikleri ilişkiyi geliştireceklerdir.

...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. I, s. 94-101

 

 

Moskova'daki Murahhas Heyetinden Gelen Rapor

Ankara, 16 Eylül 1920

Garp Cephesi Kumandanı Ali Fuat Paşa Hazretlerine
1-Moskova'daki heyeti murahhasamızdan gelen 13 Ağustos tarihli ilk raporlarda Lenin ve Çiçerin'le müteaddit mülakatlardan bizim mesai ve mücadelemize teveccühten ve silah ve malzeme hususunda yardımdan bahsolunmuştur. Anlaşıldığına göre Bolşeviklerin harekat planı evvelemirde Lehistan mağlup ve sonra Kırımda bulunan Varangeli imha etmek esasına dayanıyormuş ve herhalde o zamana kadar harekatı umumiyeye girişmek kararında değillermiş. Ermenilere memleketimizden arazi verilmesi lüzumundan bahsolunmuştur. Heyetimiz Rusların malzemece fakir ve işi görüşmelerle uzatmaya eğilimli olduğunu zikretmekle beraber, bizimle ittifakı tamme akdedemiyeceklerine dair henüz kat'i delil karşısında bulunmadıklarını bildirmişler ve bir taraftan para, silah ve cephanenin sevkolunması için uzun müddet imkan aranılarak nihayet denizden dahi nakliyata çalışacaklarını ilave etmişlerdir. Ermenistanla 10 Ağustos'ta yaptıkları antlaşmada, (Şahtahtı-Culfa) şimendifer hattını Ermenilere terketmişler ve Azerbaycan'ın ve bizim heyetimizin protestolarına karşı yanlış olduğunu sözlü ifade ederek kararlarında henüz değişiklik yapmamışlardır.
...
2- Halil Paşa, Nahcivana vasıl olduktan sonra Kızıl Ordu ile Ermeniler arasında çarpışma vaki oldu. Halil Paşa'dan alınan malumata nazaran kızıl kumandanlar, Ermenilerin mezaliminden ve tecavüzünden pek ziyade rencide oldukları Ağustos nihayetlerine doğru bir Ermenistan seferini emri vaki yapmak üzere yığınak ve hazırlıkta bulundukları bildiriliyordu. Gerçekten yakın emareler belirdi. Fakat nihayeti gelmedi, bilakis Çulfa hattının Ermenilere teslimi lüzumuna dair olan karar tekrar ve teyit olunmağa başlamıştır.

...
5- Biz bu durum üzerine öncelikle memleketi elimizde muhafaza ve ne ıslahat lazım ise hükümet vasıtasiyle yaparak anarşi ve inkılap suretiyle Rus tabiiyetine mani olmak ve Moskova'daki heyeti murahhasamızın müzakeresi müsbet veya menfi bir neticeye varması için acele etmek, Ruslar ne yardım edeceklerse miktarına bakmıyarak kabul etme, Ermenilerle müsait bir muharebe vermek ve Azerbaycanla fiziki teması emri vaki yapmak için Rusların oluruna bağlı hareket etmemek kararlarını ve talimatlarını verdik. Heyetten aldığımız yeni bir raporda sözleşmeden bahsolunmaktadır. Buna göre Van, Bitlis ve Muş taraflarında Ermenilere terki arazi mevzuubahs olduğu görülmektedir.
...
7- Buraya kadar olan olayları bu maddede özetlemek ve tekrar etmek isterim. Ermeni davası gerek Garp ve gerek Rus milletleri nezdinde kuvvetlidir. Hristiyanlık namına vukua gelecek tecavüzatın Garp ve Şarktan hoş görülemiyeceği muhakkaktır.
...


Büyük Millet Meclisi Reisi
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 348-351

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları c.III, s. 186-188

 

 

Doğu Cephesi Komutanlığına - Erzurum

20 Eylül 1920

...
1. Doğu Ordumuz hemen, Kars genel istikametinde taarruz edecektir. Harekat birinci devrede, Kağızman-Novo Selim - Merdenek hattına kadar ilerletilecektir. Bununla beraber bu hat, kesin olmayıp durum elverişli olduğu takdirde taarruza başlangıçtan itibaren daha doğuya doğru da devam edilmelidir. Asıl maksat; Ermeni Silahlı Kuvvetleri'ni imha etmektir. Bunun için, taarruzun baskınla başlaması lazımdır ve Ermeniler'e daha önceden herhangi bir şekilde duyurmaktan kesin olarak sakınılmalıdır. Silahsız Ermeniler aleyhinde her türlü tecavüzden kesin olarak kaçınılacaktır.
...
3. Esası, Büyük Millet Meclisi'nce kararlaştırılmış olan bu kararname, Bakanlar Kurulu'nca kabul olunmuş ve Genelkurmay Başkanlığı kanaliyle, Doğu Cephesi Komutanlığı'na bildirilmiştir.


--------------------------------------------------------------------------------

T.I.H., Doğu Cephesi, s. 146

 

Bakanlar Kurulu Kararı

Ankara, 7 Ekim 1920

Doğu Cephesi Komutanlığına

1. Ermenilere karşı kazanılan Sarıkamış başarısı, sağladığı askeri ve ekonomik yararlardan başka Doğudaki politik durumu da yararımıza geliştirecek düzeydedir. ...
2. Kars önünde toplanmış olan Ermeni silahlı kuvvetlerinin büyük çoğunluğu yok edilebilir. Bu sonucun alınması ile Kars'ın işgali askeri durumumuzu köklü olarak düzeltir ve yalnız başına Gürcüleri ilerideki hareketten alıkoyacak bir etki yapabilir.

Politik duruma gelince: Bu kesin vuruş, Ermenilerle aramızdaki düşmanlığın gerek doğrudan doğruya ve gerekse Bolşeviklerin aracılığı ile barış yolundan çözüm olanağını hazırlayabileceği yönüyle de yararlı olacaktır. Gerçekte, Ermeni hareketinde politik amaç, Ermeni sorununun çözümü için Rusları ve Ermenileri sıkı görüşmeye sürüklemek olup ve bu sonucun bizim çaba ve baskılarımızla alınabileceği deneyimlerle ortaya çıkmıştır. Ancak, Kars'ta Ermenilerin yığdıkları kuvvetlerle savaşımız; güç, insan ve gereç olarak çok özveri gerektirmektedir. Askeri ve politik genel durumumuzsa, sonu kuşkulu sonuca şimdilik elverişli değildir.
3. Bundan dolayı Bakanlar Kurulu Doğu Cephesi Komutanının, askeri durumun ortaya koyacağı olanaklardan yararlanmak yolu ile hareketi uzatmada yetkili olmasına karar vermiştir.


BMM Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

T.I.H. Doğu Cephesi, s. 303

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c. II, s. 196-197

 

Van, Bitlis'in Ermenilere Bırakılmayacağına, Muahedeyi Imzaya Yetkili Olduğuna Dair Moskova'da Bekir Sami Beye Gönderilen Şifreli Talimat

16 Ekim 1920

... Içeriğinin yararları ve maksatları taraflarca pek iyi karşılanan söz konusu maddelerin kesin kabulü için Van ve Bitlis vilayetlerinden bir kıt'ayı muayyenenin ayrılarak Ermenilere terki hususunun şart kılınmış olması keyfiyeti, Ankara hükümetini emperyalizm ve kapitalizme karşı çetin bir mücadeleye iştiraki hasebiyle şimdiye değin kendisine bir müttefiki tabii addetmekte haklı bulunduğu Rusya Şuralar Cumhuriyetinin bu bahisteki samimiyeti efkar ve hissiyatından haklı olarak şüpheye düşürdü.
...
... Büyük Millet Meclisi ve gerek onun emniyet ve itimadını haiz bulunan Heyeti Vekillenin, coğrafi, askeri ve iktisadi hiçbir prensip ile kabili izah ve telif olmayan anılan teklifi her ne bahasına olursa olsun kabul edemiyeceği bir keyfiyettir.
Van ve Bitlis vilayetlerinin ecnebi ve bitaraf erbabı tetkik tarafından tertip edilmiş ve her tarafta muteber addedilmekte bulunmuş olan istatistiklere nazaran, gerek mazide ve gerek halihazırda bir Ermeni ekseriyetini ihtiva etmediği sabit ve bilakis o havalide ehli islamın pek kaahir bir ekseriyeti haiz bulunduğu malum bir keyfiyet iken, böyle bir Ermeni ekalliyetine ana vatandan ayrılacak bir kıtayı arazinin terki talebi Sovyet Sosyalist Şuralar Cumhuriyetinden gelse dahi emperyalist bir fikrin mahsulü olmak şaibesinden hiçbir veçhile kurtulamaz ve hiçbir tevil ile kabul olunamaz.
...
.. Bölünme kabul etmeyen memleketin bir parçasından her ne maksat ve zaruretle olursa olsun, Ankara hükümeti milliyesince feragat edilmesi halinde, bu hükümetin de birkaç büyük vilayetimizi şarkta, şimalde ve cenupta Ermenilere ve Yunanlılara bila mucip terketmek suretiyle nazarı millette ilelebet mel'un ve menfur kalan Istanbul hükümetinden mantıkan da hiçbir farkı kalamıyacağı ve böyle bir halin tahakkukunda bütün Anadolu halkının Ankara hükümetinden emniyet ve itimadı külliyen çekeceği muhtacı izah bile değildir.
...
Binaenaleyh, Heyeti Vekile uzun tetkiki hal ve vaziyetten sonra aşağıda iki maddede topladığı karşı cevabını aracılığınızla Çiçeri'ne tebliğine karar vermiştir.
Madde 1- Van ve Bitlis vilayetlerine müteallik olarak evvel ve ahir yerli ve ecnebi erbabı tetkik tarafından tanzim edilmiş olan istatistiklere nazaran Ermeniler mezkur vilayetlerde oranın Islam ahalisine nisbetle hiçbir zaman çoğunluk olamamışlardır. Binaenaleyh muayyen bir kıt'ayı arazinin bir azınlığa terkini istemek emperyalist bir fikri mahsus ile hareketten başka bir şey değildir. Ankara hükümeti milliyesi emperyalizme karşı müdafaa ve mücadele kasdı ile teşekkül etmiş bir hükümet olduğundan Emperyalizmin ünlü yönteminden olan böyle bir talep ve iddiayı kabul edememek zorunluluğundadır.
Madde 2- Ankara hükümeti milliyesi Türkiye'den hicret etmiş olan Osmanlı Ermenilerinin hicretten önce sakin bulundukları mahallere dönmelerine engel olmamayı ve bu suretle gelecek ahaliye ülkedeki diğer azınlıklara temin edilen hukuk, tamamen uygulamayı cümlei vezaifinden addeyler.
...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 355-357

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları c.II, s. 198-200

 

Barış Delegeleri Hamit ve Necati Beyefendilere

23 Kasım 1920

Ermenilerle görüşmelerimizde hiçbir yerin karışması ve aracılığı söz konusu olmamalıdır. Özellikle Ermenilere vekil olarak ve onları korumak amacı ile işe karışmak isteyenlere karşı aracılık kabul etmediğimizi açıklayabilirsiniz. Haklarımızdan en küçük özveriye yanaşmayacağımız kesindir. Kazım Karabekir Paşa Hazretleri'ne Dışişlerinden bu konuda gerekli bilgiler verilmiştir efendim.


TBMM Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Onar, Mustafa; Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c .II, T.C. Kültür Bakanlığı, Ankara-1995, s. 207.

Atatürk'ün Milli Dış Politikası, T.C. Kültür Bakanlığı, Ankara 1994, s. 180.

 

Ermenistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu Başkanlığı'na

Ankara, 29 Kasım 1920

Ohan Canyan kabinesinin çekilmesi üzerine Ermeni parlamentosu kararı ile yeni kabineyi kurmaya görevlendirildiğinizi bildiren ve komşu ülkelerle dostça ilişki sürdürme dileğiyle arzulu yeni hükümetin, Gümrü'de başlayan barış görüşmelerini karşılıklı haklar ve karşılıklı çıkarlara yatkınlığınızı açıklayarak gönderdiğiniz telgrafı sevinçle aldım. Iki komşu ulus arasında yeniden barış kurmak ve barışık olmak için en iyi duygularla başlattığınız ilk girişimle de tanıtlandığı üzere TBMM Hükümetinin gerek Ermenistan ve gerek öteki komşu ülkeler için aynı duyguları beslediğini bu yolla da doğrulama olanağı bulduğumdan dolayı övünürüm.

Gümrü'de başlayan barış görüşmelerinin iki ulus için karşılıklı güvenlik ilkesine dayalı bir barış ve bolluk dönemi getirecek bir sonuca ulaşması bizce de pek uygun ve gerekli olduğuna kuşku duyulmayacağı umudu ile Ermenistan'ı artık zararlı dış etkilerden korumaya yönelik yurtseverce çalışmalarınızda kesin başarılar dilerim.


TBMM Başkanı
Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları, c. II, s. 208

Atatürk'ün Milli Dış Politikası, s. 184

 

Doğu Cephesi Komutanlığı'na

Ankara, 30 Kasım 1920

Bakü'de Türkiye Temsilcisi Memduh Şevket Bey'e.

Tiflis'te Türkiye Temsilcisi Kazım Bey'e

Her yerden gelen haberlerden anlaşıldığı gibi Ingilizler Bolşeviklerle bizim ve Islam ülkelerinin arasını açmak için bütün yollara başvurmaktadırlar. Bunu başardıkları zaman her ki topluluğu ayrı ayrı ezebileceklerini umuyorlar. Bu amaçla çıkarılan söylentiler arasında Ingilizlerce Azerbaycan'ın bize verilmesine karşılık Kafkasya'da Bolşeviklere karşı cephe açacağımız gibi buna benzer daha birtakım uydurmalar vardır. Çıkarılmakta olan bu tür söylentileri elinizdeki bütün araçlardan yararlanarak hemen ve kesin bir dille yalanlamaya yetkili ve görevlisiniz.
Ingiliz, Fransız ve Italyanlarca ne doğrudan, ne de Istanbul'da iktidara getirdikleri hükümet aracılığı ile bize bir barış önerisi verilmemiştir. Bu tür söylentileri çıkaran bilinen hükümetlerin paralı propagandacılarıdır. Bu söylentiler, belki de Adana'da Fransızların her sıkışınca dinlenmek ve yeni güç toplayabilmek için zaman kazanmak amacı ile anlaşma istemelerinden ve bu amaçla birkaç kişiyi kıyılarımıza göndermelerinden kaynaklanmaktadır. Ama, bu tür eylemlerin hepsine yanıtımız, yalnızca Fransızların yurdumuzdan çekip gitmelerini istemektir. Öte yandan kendilerine Ankara Hükümetinin temsilcisi ya da delegesi süsünü veren, bizce bilinmeyen kimseler Istanbul'da Ingiliz ve Fransızlarla görüşüp aralarında kararlar almaktadırlar. Bu görüşmeleri, ustalığı bilinen Ingiliz propagandası her yere yayarak Ruslarla aramızı açmak istiyor.
Konu bu olup Türk ulusunun kendi varlığına saldırmış olan emperyalistlerle ortak davranabileceğini yaymayı başaran Ingiliz oyuncularına şaşmamak elden gelmez.



Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları c. II, s. 210-211.

Atatürk'ün Milli Dış Politikası, s. 188-189

 

Doğu Cephesi Komutanlığına

Ankara, 1 Aralık 1920

30.11.1920 Gün ve 472 Sayılı telgrafımızda belirtildiği gibi Moskova elçisi Fuat Paşa'ya verilen direktifin özeti Rus ve Azerbaycan yetkilileri ile görüşmenizde yararlı olur düşüncesi ile aşağıda sunulmuştur. Birer örneğini Memduh Şevket (Bakü Temsilcimiz) ve Kazım (Tiflis Temsilcimiz) Beylere ulaştırmanız ayrıca dilenir efendim.
1. Rusya ile yapılmasına çalışılıp maddeleri delegelerce karşılıklı parafe edilen dostluk anlaşması onaylansın onaylanmasın Türkiye ile Rusya arasındaki iyi komşuluk ilişkilerinin güçlendirilmesine özen gösterilmesi.
2. Anılan anlaşmanın Van ve Bitlis sorunu çözülmek koşulu ile onaylanmasına çalışılacaktır.
Van ve Bitlis'in bırakılmasını Ankara Hükümetinin kabul edememesindeki nedenler aşağıdadır:
Birincisi: Ankara Hükümetinin oluş ve kuruluşu Ulusal Sınırlar (Misak-ı Milli) içerisindeki toprakların korunması ve bu topraklarda bulunan halka politik ve ekonomik bağımsızlığın sağlanmasıdır. Bu uğurda bu denli yoğun uğraşlara girişmiş olan Hükümetimiz böyle bir dönüş yaptığında hemen devrilir ve iktidar Istanbul'daki Ingilizlerce korunanlara geçer. Bu durumun gerçekleşmesinde Ingiltere Halifelik gücünü istediği gibi kullanmakta ve o güçle gerek Kafkasya, gerek Orta Asya Müslümanlarını kendi emperyalist amaçları uğrunda ve Bolşevikliğe karşı kullanmakta bağımsız kalır.
Ikincisi: Ermeniler Van ve Bitlis'i ele geçirince, Irak'taki Ingilizlerle birleşeceklerinden dolayı bütün Yakındoğu'da Ingilizlerin yeri çok sağlamlık kazanacaktır.
...
9. Rum, Ermeni gibi Batı emperyalistlerinin hizmetçisi olan uluslarla, bu çabalarında direndikleri sürece anlaşma olanağımız yoktur.
10. Yunanistan ancak Türk çoğunluğunun yerleşik bulunduğu Izmir ve Trakya'dan ve Ingiliz köleliğinden vazgeçtiği zaman bizimle dost olabilir.
...
13. Azerbaycan'ın bütünü ile ve kesin olarak bağımsız bir devlet olmasından yanayız ve bunun gerçekleştirmek için Rusları gücendirmemek ve kuşkulandırmamak koşulu ile gerekli çalışmalarda bulunulacaktır. Bu konuda ülkenin petrol gibi kendi ekonomik kaynaklarına sahip olması için yine aynı koşulla çalışılacaktır. Rusların Azerbaycan'da yapacakları uygulamanın bütün Islam Topluluğunca Bolşevikleri tartmak için bir ölçü olacağının Ruslara anlatılmasına çalışılacaktır.
Kafkasya sorununun sınır, ulaşım vs. gibi sorunlarının çözümünde hep Azerbaycan'ın ve Kuzey Kafkasya çıkarlarının özellikle gözönüne alınmasına özen gösterilebileceği gibi 10.08.1920'de Ruslar ve Ermeniler arasında yapılan anlaşmada Azerbaycan'a zarar verecek maddelerin kaldırılmasına çalışılacak ve her ulusun egemenliğine kavuşması kuralına dayanarak, Karabağ vs. gibi Türk çoğunluğunun yerleşik olduğu yerlerin Azerbaycan'a bağlanması sağlanacaktır.



Mustafa Kemal


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı Yazışmaları c. II, s. 211-215.

Atatürk'ün Milli Dış Politikası, s. 202-206.

 

Sovyet Dış Işleri Komiseri Çiçerin'e Nota

27 Aralık 1920

Hariciye Vekaleti
No: 714
Nottur
(Teklifleri 25.12.1920)

Bay Komiser,
Türkiye'ye dönen Bekir Sami Bey'in bize Kars'dan bildirdiği raporda, öncelikle aranızda yapmış olduğunuz konuşma hikaye edilmektedir. Bu konuşma etrafında verdiği malumattan, Van ve Muş Vilayetlerimizin zararına olarak Ermenistan'ın büyütülmesinin gerçekleşmemesi halinde kendi beyanatınıza göre komünist prensipleriyle belirgin bir muhalefet teşkil eden ve Rus Hükümetini Batı proleteryası muvacehesinde kötü bir duruma sokacak olan, büyütülme talebinizi hayret ve şaşkınlıkla okuduk.
Kazım Karabekir Paşa'yla yoldaş Mediavani arasında geçen görüşmelerde bunun gibi bir arazi terkinin bundan böyle bahis konusu olamayacağını resmen beyan etmiş ve bu karşılıklı kabulleniş bizim bütün siyasi veçhemize esas teşkil etmişti.
Şimdiki durumun vahametine binaen, Sovyet Hükümetinin selahiyattar iki temsilcisinin beyanatı arasındaki bu gözle görülen tezadın mümkün olan en kısa müddet içinde ortadan kaldırılmasını sizden ısrarla rica ediyoruz.
Bu mesele süratle açıklığa kavuşmazsa, kooperasyon ve işberaberliği etrafındaki bütün projelerimiz maksatsız kalacak ve hatta Bakü Konferansı bile faydasız olacaktır.
Gerek Türk Milleti, gerek Garb Emperyalizmi tarafından haksızlık ve sömürü içinde bulundurulan Şark milletleri önünde aldığı mesuliyeti müdrik olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, beşeriyetin müstakbel kaderinin belki delegelerimiz arasında başlayacak görüşmelerde bir karara bağlanacağı bir zamanda size en büyük açık sözlülükle bu meseledeki görüşünü bildirmeyi ehemmiyetli bulur.
...
II. Söz konusu vilayetlerin Ermenistan'a terki milletlerin kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmesi prensibini ihlal edeceği ve bu noktada yerli ahali ile Ermeni işgalcileri arasında bir sürü çatışmaların kaynağı olacağı düşüncesindeyiz.

Kars, Olti ve Ilh... Türk ahalisine karşı yapılan Ermeni vahşetlerini durdurmak için o kadar zahmet çekmiş olan Türkiye'nin kendi arazisi üzerinde iskan edilmiş olan kendi vatandaşlarını istekleri hilafına Ermenilere teslim edemeyeceği açıktır, çünkü sizin talebinizin hedef tuttuğu bölgeler ahalisinin takınacağı tavır hakkında hiçbir şüpheye mahal yoktur. Sebebsiz olarak Ermenistan'a terkedilmiş olan Nahçıvan, Karabağ ve ilh... oturanlarının şiddetli protestoları bu hususda çok karakteristiktir. Bu bedbahtları başka yere nakletmeyi ve boş bir memleketi Ermeni kolonizasyonuna bırakmayı aklımızdan bile geçiremeyiz, çünkü böyle bir şey Mezopotamya'da bulunan Ingilizlerin büyük yararınadır ve memleketimizde dahili harb açmakla denktir.

III. Ayrıca bize karşı ileri sürülebilecek tarihi delilleri de peşin olarak red ve çürütmek isteriz. Hadise herkesin bildiği gibidir ve gerek Rus gerek Garb istatistikleri bu hususda kanıt olarak yeterlidir. Birkaç asırdan beri Şark Vilayetlerimizin hiçbir kısmında hiçbir vakit bir Ermeni çoğunluğu olmamıştır. Ve Çarlık idaresi veya Garb emperyalistleri tarafından teşvik edilen Türk ve Ermeni halklarının girişmiş oldukları kanlı mücadeleler bir tarafa olduğu kadar, öteki tarafa da can kaybına malolmuştur. 1917'de Rusların çekilmesinden sonra Ermeni çetelerinin Şark vilayetlerimizi ne halde bıraktıkları bunun kafi derecede bir ispatıdır.
IV. Ermenilerin komünist haline geldiklerine inanmıyoruz. Bunun, Ingiliz yardımından mahrum kaldıktan sonra Rus desteğine nail olmağa mahsus bir komedya olduğunu düşünüyoruz. Bu şartlar içinde Ermenistan'ı Mezopotamya'da yerleşmiş Ingilizlere yaklaştıracak surette uzatmak, Moskova ve Ankara hükümetlerine pek çok nahoş sürprizler yaratmak demek olur.
V. Diğer taraftan bir milletin, samimi de olsa komünizmi kabulünün, bu millete Türk arazisinden hediye suretiyle mükafatlandırılmasını kabul edemeyiz. Bu arazinin ahalisi kendisine zorla kabul ettirilecek bir boyunduruktan zaten nefret etmektedir. Böyle bir fiilin, insan haklarına aykırılığı dolayısıyla komünist prensiplerine karşı olduğunu düşünüyoruz. Talebinize hiçbir suretle muvafakat edemiyeceğimizin sebeblerini yukarıda izah ettikten sonra bütün vazifelerimizin aksine olarak, bu nokta üzerinde olur vermemizin neticesinin ne olacağını izah edelim:

1. Tek sebeb-i hikmeti Türk Milletinin iradesini temsil etmekten Istanbul Meclis-i Mebusanında akdedilen Misak-ı Milli tarafından 1920 Ocağında tesbit edilen hududlar dahilindeki vatanın dokunulmazlığını riayet ettirmekten ve memleketimizin siyasi ve iktisadi istiklalini temin etmekten ibaret olan Hükümetimiz: Otoritesini bütün Anadolu'ya uzatacak olan Ingiltere'nin ve oyuncağı olan Istanbul Hükümetinin yararına kaçınılmaz bir şekilde düşürülecektir.
2. Halifeliğin dini prestiji ve Ingiltere'nin maddi desteği üzerine dayanan bu hükümet, bir ay evvel teşekkülünden bu kadar korkmuş olduğunuz Kafkasya anti bolşevist cephesini kaçınılmaz bir surette teşkil edecektir.
3. Orta Asya'da Rusya'dan memnun olmayan bütün kimseler, Istanbul'dan gelen ve Ankara Hükümetinin ortadan kalkmasından sonra Türk Milletini temsil kisvesine bürünecek olanlar tarafından desteklerini Ingiliz Emperyalizmine vermeye davet edileceklerdir.
4. Ahalisi müslüman olan Ingiliz müstemlekelerindeki bütün gayrimemnunlar aynı aracılar tarafından biraz hafifletilecek olan Ingiliz boyunduruğuna arzı teslimiyet etmeye ve desteklerini anti-bolşevist bir haçlı seferine vermeye davet edileceklerdir.
Bu açık izahattan sonra müşterek davamıza bu kadar zararlı bir mesele üzerinde artık ısrar etmeyeceğiniz ümidi içinde, memnuniyet verici bir cevabınızı bekler ve saygılarımın kabulünü rica ederim bay Komiser.



Türkiye Büyük Millet Meclisi
Hükümeti Hariciye Vekili

-----------------------------------------------------------------------------------------------------


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Milli Dış Politikası, c. I, T.C. Kültür Bakanlığı, Ankara-1994, s. 242-245

Açıklama: Belgedeki imza Atatürk'e ait olmamasına rağmen, içerik Atatürk'ün görüşleri olduğu için çalışmaya dahil edilmiştir

 

03 Ocak 1921 Meclis Konuşması

...

Biz Ermenileri mağlup ettikten sonra ileri sürdüğümüz koşullardan biri de kendilerinden muayyen miktarda silah almak idi. Bu silahların bir miktarını aldık, geri kalan miktarını dahi talep etmekte bulunuyoruz... Biz Ermenilerden üç nedenle silah talep ettik. Birincisi Ermenilerin henüz rengi, mahiyeti ve maksatları tamamen ortaya çıkmış değildir. Dolayısıyla böyle renksiz bir milletin elinde silahı bulundukça yakınında bulunanlara daima zarar verir. Binaenaleyh biz zarar görebiliriz. Diğer taraftan karşılıklı ortak çıkarlarımız olduğunu söylediğimiz Ruslar dahi zarar görebilirler. Binaenaleyh tarafların menfaatini temin için Ermenilerin ellerinden silahlarını almak lazımdır. Bunun için silahlarını istedik ve istiyoruz. Ikincisi Ermeniler iddia olunduğu gibi komünist olmuşlarsa kendilerinin silaha ihtiyacı kalmamıştır. O halde silahsızlandırma koşullarını tatbik etmekte hiçbir mazhur yoktur.
Üçüncüsü, her gün ordularımızı kuvvetlendirmekteyiz. Binaenaleyh silaha ihtiyacımız vardır. Galibiyetimizin mukabil hakkı olmak üzere Ermenilerin elinde bulunan fazla silahları istiyoruz. Binaenaleyh hükümet bu dakikaya kadar bu nokta-i nazarından sapmış değildir. Yani Ermenilere silahlarını terketmiş veyahut terk teklifine karşı muvafakat etmiş değildir. Yalnız Rusya Bolşevik Hükümeti komünist yapmak istediği Ermenilere cemile göstermek arzusunu gösterdiğinden ve bu da o meyanda görüldüğünden bize aksetmiş bir mesele haline girdi. Ve komünist olmuş Ermenilerin elinde silah bulunmaktan bir mazhur doğacağı zikredildikten sonra bize muhtaç olabileceğimiz silahları Ermenilerin ellerinden almak suretiyle değil, Moskova'dan karşılanması imkanından da bahsolunuyor. Bir de silahlar komünist olmıyan Ermenilerin ellerindedir. Fakat bunlar komünist olanların aleyhinde kullanılacağından bu silahları komünist olmıyanların elinden almak ve komünist olanların eline vermek cihetini Ruslar tercih etmektedir. Bütün bu vaziyetler düşünülecek olursa meselenin suret- i katiyede halli bizim çekindiğimiz noktaların tanzimine ve bizim muhtaç olduğumuz menfaatlerin teminine taalluk eder. Eğer Ruslarla olan münasebatımızın netayici bütün bu korktuğumuz ve korkmadığımız noktalara tekabül ederse bittabi mesele o vakit mevzuubahis olur, yoksa bugün değişmiş hiçbir mesele yoktur. Müsamaha edilmiş bir husus da mevcut değildir efendim.
Hüseyin Avni Bey (Ezurum) - Beyler, bendeniz Ermenilerin silahlısından değil, silahsızından korkuyorum. Yani Ermenilerin silahlısı olan Taşnaklardır. Onlar silahla karşımıza çıktığı zaman daima onları silahla ezecek kuvvete malikiz. ... Ermeniler kurnaz bir millettir. ... Ermenilerin samimiyetine katiyen güvenmeyiz. Katiyen itimadımız yoktur. Onların bugün memleketimizin Şark Cephesinde muzır bir vaziyet almakta olduklarına kaniim. Bunun çaresini hükümetten istirham ediyorum.
...
... Ermeniler hileci bir millettir ve bu vesile ile bizi içimizden yıkar. Yeni bir tehlike, yeni bir safha açılabilir. ...
Mustafa Kemal Paşa (Ankara) - Efendim Hüseyin Avni Bey'in Ermeniler hakkındaki buyurduğu tamamen doğrudur. Ve biz Ruslarla bu meseleyi mevzuubahis ederken onları da bu hakikate icra etmek için teşebbüsatta bulunmaktayız. Tamamen hakları vardır.
..


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c.I, s. 134-137

 

17 Ocak 1921 Ünited Telgraph Muhabirine Demeç
...
S - Türk Ermeni meselesinin halli hususundaki vaziyetiniz nedir? Bu hususta Amerika'nın ara buluculuğunu kabul buyuracak mısınız?
C - Ermenilerle aramızda milletlerin bizzat tayin-i mukadderat etmeleri esasına dayanan imzalanmış bir barış antlaşması ve aramızda dostane ilişkiler vardır.
S - Yakın zamanda Türklerin Ermenilerle katliam yaptıkları hakkında neşredilen haberler doğru mudur?
C - Türkler tarafından Ermeniler aleyhinde katliam, uydurulmuş rivayetler ve daha önce yayılmış bir takım yalan ve iftiralardan ibarettir. Bunların kat'iyyen doğru olmadığına emniyet edebilirsiniz. Bu hakikatın belgelendirilmesi için tarafsız heyetlerin memleketimizde kemal-i serbesti ile icra-yı tahkikat eylemelerini memnuniyetle kabul ederiz. Bu meseleye dair Ermenistan'daki Yakın Doğu Amerika yardım heyetleri tarafından verilen en son raporların okunmasını tavsiye eyleriz.
S - Türklere Ermeniler tarafından katliam yapılmış mıdır?
C - Türk ahali hakkında Ermeniler tarafından yapılan mezalim ve katliam ki Ermenistan üzerine ordularımız tarafından ihtiyar edilen harekatı zaruri kılmıştır. Gayet geniş mikyasta vaki'dir. Buna dair vesaik-i kat'iyeye malikiz; bu vesaik suretlerini size ayrıca verdireceğim.
...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c.III, s. 23

 

Amerikalı Gazeteciye Cevapları

Muhabirin Yazılı Gönderdiği Soruları

26 Şubat 1921

Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine,

...

6. Muharebe devam ettiği müddetçe hükümetinizin Anadolu’daki Rumlara ve Ermenilere karşı meslek-i hareketiniz nedir?

7. Harb-ı umumi esnasında yapıldığı mütemadiyen ağızlarda dolaşan Ermeni ... tehciri hakkında hükümetinizin resmi nokta-ı nazarı nedir?

8. Ermeniler ve Rumlar tarafından Türklere karşı vukuu rivayet edilen katliam hakkında ne gibi malumat verebilirsiniz?

...

13. Sovyet Ermenistanı ile münasebatınız nedir?

14. Cemiyet-i akvam hakkında fikriniz nedir?

Clarence K. Streit

Public Ledger - Philadelphia

Mustafa Kemal’in Cevapları

...

6. Müslim ve gayri müslim Türk vatandaşları arasında hiçbir ayırım yapmıyoruz. Böylece Rumların ve Ermenilerin düşmanla birlikte vatana hıyanette bulunmadıkları müddetçe endişe edecekleri bir husus yoktur.

7. Düşmanca ithamda bulunanların sürdürdükleri büyük mübalağalar dışında Ermenilerin tehciri meselesi aslında şuna inhisar etmektedir:

Rus ordusu 1915’de bize karşı büyük taarruzunu başlattığı bir sırada o zaman Çarlığın hizmetinde bulunan Taşnak Ermeni komitesi, askeri birliklerimizin gerisinde bulunan Ermeni ahalisini isyan ettirmişti. Düşmanın sayı ve malzeme üstünlüğü karşısında çekilmeye mecbur kaldığımız için kendimizi daima iki ateş arasında kalmış gibi görüyorduk. Ikmal ve yaralı konvoylarımız acımasız şekilde katlediliyor, gerimizdeki köprüler ve yollar tahrip ediliyor ve Türk köylerinde terör hüküm sürdürülüyordu.

Bu cinayetleri işleyen ve saflarına eli silah tutabilen bütün Ermenileri katan çeteler, silah cephane ve iaşe ikmallerini, bazı büyük devletlerin daha sulh zamanından beri kendilerine kapitülasyonların bahşettiği dokunulmazlıklardan bilistifade ve bu maksada matuf olarak büyük stoklar husule getirmeye muvaffak oldukları Ermeni köylerinden yapıyorlardı.

Ingiltere’nin sulh zamanında ve harp sahasından uzak olarak Irlanda’ya reva gördüğü muameleye hemen hemen kayıtsız bir şekilde bakan dünya efkarı, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldığımız karar için bize karşı haklı bir ithamda bulunamaz.

Bize karşı yapılmış olan iftiraların aksine, tehcir edilmiş olanlar hayattadır ve bunlardan ekserisi şayet Itilaf Devletleri bizi tekrar harb etmeye zorlamasa idi evlerine dönmüş olurlardı.

8. Gerek Umumi Harp sırasında gerek mütarekeden sonra Ermeniler ve Rumlar tarafından müslüman ahaliye yapılan mezalim üzerinde durmak uzun bir hikaye olur.

Brest-Littowsk Muahedesinin akdini müteakip Rusların Şark vilayetlerimizi tahliyeye başladıkları sırada Ermeni çetelerinin yapmış oldukları katliam ve tahribat kafi derecede herkesin malumudur.

Sivas’ta benle görüşmüş olan, bilahare bu bölgeleri ziyaret eden ve buralarda Ermeni çetelerinin davranışları hususunda mufassal müşahadelerde bulunarak daha sonra kendisine bu konuda anlatmış olduğum şeylerin doğru olduğunu bana yazmış bulunan Amerikan Generali Harbord Amerikan Umumi ekfarının kendisinden faydalı bilgi temin edebileceği bir şahidimizdir. Taşnaklar daha sonra da Kars ve Olti bölgelerinde Alexandropol (Gümrü) Antlaşmasının akdine kadar cinayetlerine devam etmişlerdir.

Yunanlılara gelince Izmir’in işgali sırasında öyle cinayetler işlemişler ki, Yunanistan’ın müttefiki Itilaf Devletleri tarafından teşkil edilmiş bulunan “Itilaf Devletleri Tahkikat Komisyonu” üyeleri bile, 1919 Sonbaharında bu vilayeti baştan başa katettikten sonra hazırladıkları raporda, Yunan makamları aleyhinde son derece ağır tenkitlerde bulunmuşlardır.

Yunanlıların işgal ettiği bölgede her yaş ve cinsiyetten onbinlerce Türk katledilmiş, bütün büyükbaş hayvanlar Yunanistan’a götürülmüş ve bölgeden yüzlerce bedbaht göçmen bölgemize itilerek bir çaresizliğe duçar edilmiştir.

...

13. Ermenistan birkaç günden beri tekrar Taşnakların eline düşmüştür. Alexandrapol (Gümrü) Muahedenamesini samimiyetle tatbik mevkiine koyacak her Ermeni Hükümeti dostluğumuza güvenebilir.

Milyonlarca Türk’ü binlerce Ermeni’nin hakimiyetine terketmeye kalkışan Wilson projesi sadece gülünçtür.

14. Halen Cemiyet-i Akvam sanırım Ingiltere’nin elinde kullandığı diğer bir vasıtadır.


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk’ün Milli Dış Politikası, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1994, c.1, s. 259-2

 

01 Mart 1921 Meclis Ikici Yasama Yılını Açış Konuşması

...

Efendiler,

Hatırlatmak isterim ki, kararlılık ve inancımızı sarsmak için, içte meydana getirilen üzücü olaylar henüz sürerken, düşmanlarımız da dıştan baskı ve acımasız kışkırtmalara bir an bile ara vermiyorlardı. Batıda Yunanlılar ve güneyde Fransızlarla onların silahlandırdığı ve bize karşı kışkırttığı Ermeniler ve doğuda Ermenistan Ermenileri memleketimizin ele geçirdikleri yörelerinde ve işgal edilen sınır ve cepheler çevresinde Müslüman halka çeşitli zulümler uyguluyor ve katliam yapıyorlardı. Yunanlılar, birçok kuvvetlerimizin iç ayaklanmalarla uğraştığı ve aslında henüz düzenli milli ordumuzun kurulmadığı bir sırada, yerel kuvvetlerle savunulan batı cephelerimize saldırdılar. Bu savaşların maddi sonuçları üzücü olmakla birlikte, milleti daha güçlü bir inançla savunma cesareti verdiğinden çok yararlı sayılmalıdır. Doğrusu, ateşkesten sonra düşmanlarımız tarafından silahları alınarak ve sayıları azaltılarak eritilen orduları az zamanda neredeyse baştan kurduk, yeniledik, donattık, giydirdik. Bu gün her cephede üstün bir biçimde savaşan ve vatan savunmasının ne demek olduğunu tam anlamıyla bilen ordularımız vardır. (Alkışlar) Bu ordular sayesinde Doğuda Ermenistan zaferini kazandık. (Alkışlar) Doğu ordumuzun etkili durumu bize milli tutsaklığımızın önemli bir nedenini oluşturan Kars, Ardahan ve Artvin'in geri alınmasını sağladı (Alkışlar)

...

Dış politikamızda, milletin yararına gerekli bulunan esasları içine alan tamamen bağımsız ve bağlantısız bir politika izleyeceğiz. (Alkışlar) Meclisimiz ve Meclisimizin hükümeti cenkçi ve maceraperest olmaktan uzaktır. Tam tersine barış ve esenliği tercih eder. Özellikle insani, medeni amaçların ortamının oluşmasına son derece taraftardır. Işte bu esaslar içinde gerek Doğu ve gerek Batı devletleri ile daima iyi ilişkiler ve dostluk bağları aramaktayız. ...

... Ermenistan ve Gürcistan ile aramızdaki ilişkilerin de yakında düzeleceğini ve milli yararlarımıza uygun bir şekle ulaşacağını ümit ederiz. ...

...

... Milletimiz, Istanbul'da padişahın huzurlarında toplanan Saltanat Meclisinde ayağa kalkılarak alınan karara dayanılarak Istanbul hükümetinin kabul ettiği Sevres Antlaşmasının altındaki idam kararının yok etme niteliğini anladı. ...

...Geçen yılın bize getirdikleri en büyük yıkım ve uğursuzluk Sevres Antlaşması idi.

Efendiler,

Düşmanların bütün bir yıllık çabalarına karşılık sonuçta, bu gün Sevres Antlaşması hükümleri fiilen ve hükmen yoktur. (Sürekli ve şiddetli alkışlar).

...

Efendiler,

Bu sonuca, 1918 ateşkes antlaşmalarını yenik olarak imzalamış uluslar arasında, uyguladığı politikanın ileri görüşlülüğü ve silahlarının kuvveti sayesinde, ancak Türkiye ulaşabilmiştir.

... Düşmanlarımız, işgal ettikleri ülkemizde her çeşit savunma araçlarından arındırılmış olan vatandaşlarımıza karşı bu güne kadar aralıksız yıkma, yağma, öldürme, sürgüne gönderme gibi zulüm ve haksızlıklarını sürdürmeye devam ettikleri halde, Büyük Millet Meclisi hükümetinizin bölgesi içinde kalan bütün Müslüman olmayan unsurlar, kanunlarımızın ve silahlarımızın koruması altında, korkusuzca, güven içinde yaşamaktadır. (Islamiyet gereği ve insanlığımızdan sesleri).

...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün TBMM'ni Açış Konuşmaları, s. 53-61

ASD, C. I, s. 175-183

 

Roma'da Papa Onbeşinci Benoit Hazretlerine

12 Mart 1921

...

Anadolu'da sâkin Ermenilerin ve Rumların hükümet ve emirlerine milli işlere muhalefetleri vukubulmadıkça her türlü tecavüzden masum ve tamamen mesut ve müreffeh bir hayata mazhariyetleri öteden beri kabul edilmiş bir esas idi. Kilikya ve havalisinde ve şark hududumuz haricindeki resmi ve gayriresmi Ermeni kuvvetlerinin dindaş ve ırkdaşlarımıza karşı vukubulan tecavüzatı cinayetkaraneleri karşısında dahi memleketimizde yaşayan sâkin hristiyanların her türlü taarruzdan masuniyetlerini temin eylemeyi pek mühim bir vazifei medeniye telakki eyledik ve Anadolu'nun alemi harici ile temasının kesik olduğu bugünlerde menafii aliyei vataniyeyi istihdaf eyliyen tedabir meyanında hristiyan ahalinin muhafazai selameti lüzumunu bütün makamata bildirdik.

...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün Tamim, Telgraf, s. 372)

 

Yeni Seçim Dolayısıyla Trabzonlulara Bildiri

21 Nisan 1923

...

Trabzon sahilden Ingiliz ve Yunan toplarına, dahilden Pontus cereyanlarının öldürücü karışıklıklarına Şark'tan dini ve milli akidelerimizle hiçbir şekilde uyuşmayan fikir dalgalarına maruz bulunuyor ve nihayet o güzel şehriniz ve o eşsiz doğaya sahip olan güzel vilayetiniz, sarayların ve saray hadimlerinin kabul ettikleri bir anlaşma ile Ermenistan'a bahşediliyordu.

Gazi Mustafa Kemal

...


--------------------------------------------------------------------------------

Hakimiyeti Milliye, 4. sene, No: 788, 12 Nisan 1923'ten aktaran: Güner Zekai; Kabataş, Orhan; Milli Mücadele Dönemi Beyannameleri ve Basını, Atatürk Kültür Mrk. Yayını, Ankara-1990, s. 37

 

01 Mart 1922 Meclis Üçüncü Yasama Yılını Açış Konuşması

...

Efendiler,

Bu yıl dış ilişkilerimiz sonuçlarına göre, bizce hayırlı birçok güzel olayla doludur.

...

Rus Şuralar Cumhuriyetiyle mevcut ilişkilerimiz ve iyi bağlarımız bu geçirdiğimiz yıl içinde, kusursuz bir şekilde gelişmeye devam etmiştir. (Alkışlar) 16 Martta Moskova'da bir dostluk anlaşması imzaladık. ...

Türkiye-Rusya anlaşması, Rusya'nın müttefiki olan diğer devletlerle yaptığımız mutlu antlaşmaların birincisidir.

Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Sovyet Cumhuriyetleriyle Moskova antlaşmasının esasları içinde, Kars'ta 13 Ekim tarihli antlaşmayı imzaladık.

Bu antlaşma, Doğuda hukuki bir biçim alan fiili durumumuza Sevr Antlaşmasının uygulanamaz olduğunu gösteren bir olaydır. (Şiddetli alkışlar)

Ermeni sorunu denilen ve Ermeni milletinin gerçek olmayan isteklerinden çok, dünya kapitalistlerinin ekonomik yararlarına göre çözülmek istenilen sorun, Kars antlaşması ile, en doğru şekilde çözüme ulaştırılmış oldu. (Alkışlar) Yüzyıllardan beri dostluk içinde yaşayan iki çalışkan halkın iyi ilişkileri memnuniyetle yeniden kuruldu.

...

Kars Antlaşması hükümlerine göre, antlaşmayı yapan taraflar arasında ticari ve ekonomik ilişkilerin kurulması ve bir konsolosluk antlaşmasının imzalanması için, Tiflis'e bir kurul gönderdik. Bu kurul halen Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan cumhuriyetlerinin delegeleri ile görüşme yapmaktadır. Tarafların yararına uygun kararlar kabul edilerek, görüşmelerin yakında iyi bir şekilde sona ereceğini ümit etmekteyim.

...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün TBMM'ni Açış Konuşmaları, s. 65-90.

ASD. c. I, s. 236-259

 

01 Mart 1923 Meclis Dördüncü Yasama Yılı Açış Konuşması

...

Rus Şuralar Cumhuriyetiyle Moskova Antlaşması hükümleri içinde dostluk ilişkilerimizi güçlendirmek ve her iki ulusun yürürlükteki kanunlarının uygunluğu oranında ekonomik ilişkilerimizi ilerletmek Doğu politikamızın temelidir. (Tabii, tabii sesleri) ...

... Komşularımız Kafkas cumhuriyetlerine gelince:

Bildiğiniz gibi, Kars Antlaşması ile aramızda bulunan dostça ilişkiler komşuluğu sağlamlaştırmış ve kuvvetlendirmiş ve yine Kars Antlaşması hükümlerine göre, Tiflis'e gönderdiğimiz delegeler kurulu, Kafkas Cumhuriyetleriyle konsolosluk, adli yardım, posta ve telgraf, demiryolları sözleşmelerinin görüşmelerini iyi bir şekilde sonuçlandırarak imzalamış ve kabul edilmek üzere bu sözleşmeler yüce Meclise arz edilmiştir. ...

Sayın komşularımız olan Kafkas Cumhuriyetleri ve onların müttefiki olan Rus Şuralar Cumhuriyeti ile ilişkilerimizi, iyi komşuluk ve dostluğumuz bu şekilde sözleşmeye bağlayarak düzen altına almak bizim için sevinç kaynağı olan bir durumdur. ...

..


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün TBMM'ni Açış Konuşmaları, s. 93-123.

ASD. c. I, s. 300-327

 

13 Ağustos 1924 Meclis Ikinci Dönem Birinci Yasama Yılını Açış Konuşması

...

Efendiler,

Özetlediğim askeri olaylarımızı birçok önemli politik faaliyetlerimiz izlemiştir. Bu arada Ruslarla halen yürürlükte olan bir dostluk antlaşması imzaladık. Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan ve Afganistan ile de aynı nitelikte antlaşmalar imzaladık. Doğu cephesinde kazandığımız zafer sonucunda Ermenilerle barış yapıldı.

...

Zorluklara başarı ile karşı konuldu. Sonuç olarak, imza olunan antlaşma (Lozan Antlaşması), yüce kurulumuzca bilinmektedir. Ben burada yalnız bu güne kadar yapılan çalışmalar ile bunların sonuçlarını özetlemek isterim.

Efendiler,

Doğuda Trabzon'u, güneyde Adana'yı içine alacak büyük Ermenistan'dan eser kalmamıştır. Ermeniler, gerçek sınırları içinde bırakılmıştır. 1877 seferinde Türk vatanından zorla ayrılan Kars, Ardahan, Artvin yeniden sancağımız altına alınmıştır. (Alkışlar) Kuzey Karadeniz'in en güzel ve en zengin sahilleri üzerinde kurulmak istenen Pontus hükümeti, taraftarları ile birlikte tümüyle ortadan kaldırıldı. (Alkışlar) Güneyde etki alanlarına ayırarak ülkemizi parçalamak ümitleri kesin olarak kırılmış ve ulusun kararlığı ve kahramanlığı karşısında, Türkiye'yi parçalamanın hayal olduğu kabul ettirilmiştir.

...


--------------------------------------------------------------------------------

Atatürk'ün TBMM'ni Açış Konuşmaları, s. 127-137

 

 
 

ermeniteroru@yahoo.com